İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Menderes Belediyesi rüşvet soruşturmasında ikinci dalga operasyonun ayrıntıları netleşiyor. Aralarında eski Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan'ın da bulunduğu 9 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, soruşturmanın kilit ismi olarak 'Takipçi Onur' lakaplı bir iş insanı öne çıkıyor. MASAK raporları, tanık beyanları ve banka hareketleriyle derinleştirilen dosyada, rüşvet ağının belediye ihalelerine nasıl sızdığı ortaya konuluyor.
İkinci dalga operasyonun perde arkası
Menderes Belediyesi'ne yönelik soruşturma, ilk olarak geçtiğimiz aylarda başlatılan bir dizi gözaltı ve tutuklamayla gündeme gelmişti. İkinci dalga operasyon, savcılığın dosyayı genişletmesiyle 9 şüpheliyi kapsayacak şekilde genişletildi. Gözaltına alınanlar arasında belediye bürokratları, iş insanları ve eski Başkan Vekili Erkan Özkan bulunuyor. Özkan'ın gözaltına alınması, soruşturmanın siyasi boyutunu da güçlendirdi.
Soruşturma dosyasına göre, rüşvet ağının merkezinde 'Takipçi Onur' lakaplı iş insanı yer alıyor. Onur'un, belediyedeki üst düzey yetkililerle kurduğu ilişkiler üzerinden ihalelere yön verdiği, bu süreçte para transferleri ve mal varlığı hareketleriyle izini kaybettirmeye çalıştığı iddia ediliyor. MASAK'ın hazırladığı raporda, şüphelilerin banka hesapları arasında düzenli ve yüksek tutarlı transferler tespit edildi. Tanık beyanları ise rüşvetin elden teslim edildiği anlara ilişkin çarpıcı ayrıntılar içeriyor.
MASAK raporu ve tanık ifadeleri
MASAK raporuna göre, şüphelilerin hesapları arasında kısa sürede gerçekleşen ve ekonomik mantığa uymayan para hareketleri dikkat çekiyor. Özellikle ihale dönemlerine denk gelen transferler, rüşvetin önceden planlandığını gösteriyor. Tanık ifadelerinde ise belediye binasında yapılan görüşmelerde 'Takipçi Onur'un doğrudan talimat verdiği, bazı ihalelerin şartnamelerinin ona göre hazırlandığı öne sürülüyor.
Bir tanık, Erkan Özkan'ın da bu görüşmelerde yer aldığını ve talimatları bizzat verdiğini iddia etti. Ancak Özkan'ın avukatı, müvekkilinin suçlamaları kabul etmediğini ve dosyanın siyasi bir operasyon olduğunu savundu. Soruşturmayı yürüten savcılık, delillerin somut olduğunu ve şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edileceğini bildirdi.
Rüşvet ağının işleyişi
İddianameye göre, rüşvet ağı üç aşamalı işliyordu: İlk olarak ihaleye katılacak firmalar belirleniyor, ardından bu firmalardan belirli bir yüzde talep ediliyor, son olarak da ihale sonrası ödemeler elden veya banka üzerinden yapılıyordu. 'Takipçi Onur'un bu süreçte kilit rol oynadığı, firmalarla belediye arasında köprü kurduğu belirtiliyor. Onur'un ayrıca sosyal medyada 'takipçi' satın alma gibi yöntemlerle itibar yönetimi yaptığı ve bu yolla belediye çevresinde güven tesis ettiği öne sürülüyor.
Menderes Belediyesi'nden yapılan açıklamada ise soruşturmanın selameti açısından yorum yapılmadığı, belediyenin tüm birimlerinin denetimlere açık olduğu ifade edildi. Öte yandan, soruşturmanın yerel yönetimlerdeki ihale süreçlerine ilişkin daha geniş bir yolsuzluk ağını ortaya çıkarabileceği konuşuluyor.
Yerel yönetimlerde denetim tartışması
Menderes'teki operasyon, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının yeterliliğini yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, belediye ihalelerinde şeffaflığın artırılması ve denetimlerin bağımsız kurumlarca yapılması gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda birçok belediyede benzer rüşvet ve ihale yolsuzluğu iddiaları gündeme gelmiş, bazı davalar uzun süre kamuoyunu meşgul etmişti. Bu dosya, yerel yönetimlerdeki çürümenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni gözaltı ve tutuklamalarla genişlemesi bekleniyor. Savcılık, 'Takipçi Onur' lakaplı iş insanının yurt dışına kaçma ihtimaline karşı tedbir aldığını, mal varlıklarına el konulduğunu duyurdu. Kamuoyu, dosyanın siyasi iktidara kadar uzanıp uzanmayacağını merak ediyor. Menderes halkı ise bir yandan belediyenin hizmetlerinin aksamamasını, diğer yandan yolsuzluk iddialarının aydınlatılmasını talep ediyor.