Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yurtdışındaki şirketlere kayıtdışı para aktarıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla verdiği 7 sayfalık ifadesinde çarpıcı savunmalarda bulundu. Gökçek, mal varlığındaki artışı ve yurtdışına yapılan transferleri, oğlunun eşinin ailesinin zenginliğine bağlayarak "Gelinim zengin" dedi. İfadesinde ayrıca, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, tüm işlemlerin yasal olduğunu öne sürdü.
Savunmanın Satırbaşları
Gökçek'in ifadesinde öne çıkan başlıklar şunlar:
- Gelinin ailesinin serveti: Gökçek, oğlu Osman Gökçek'in eşi ve ailesinin çok zengin olduğunu, mal varlığındaki artışın bu sayede gerçekleştiğini iddia etti.
- Yurtdışı transferleri: İddialara konu para transferlerinin tamamen yasal olduğunu, ticari faaliyetler kapsamında gerçekleştiğini belirtti.
- Belediye kaynakları: Ankara Büyükşehir Belediyesi kaynaklarının şahsi çıkarları için kullanılmadığını, her harcamanın belgeli olduğunu savundu.
- Siyasi komplo: Soruşturmanın siyasi bir komplo olduğunu, kendisine yönelik bir linç kampanyası yürütüldüğünü ileri sürdü.
Gökçek, ifadesinde ayrıca, mal varlığının büyük bölümünün eşi ve çocukları üzerinde olduğunu, bunun da yasal olduğunu ifade etti. Gelininin ailesinin iş dünyasında önde gelen isimler olduğunu ve servetlerinin kaynağının bilindiğini vurguladı.
Soruşturmanın Arka Planı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Melih Gökçek'in 1994-2017 yılları arasında görev yaptığı Ankara Büyükşehir Belediyesi döneminde, yurtdışındaki bazı şirketlere usulsüz para transferi yapıldığı iddialarına dayanıyor. İddialar arasında, belediye ihalelerinin yandaş şirketlere verilmesi ve bu şirketler aracılığıyla yurtdışına kayıtdışı para aktarılması yer alıyor.
Savcılık, Gökçek'in mal varlığını ve şirket kayıtlarını inceleyerek, iddiaları somut delillerle desteklemeye çalışıyor. Gökçek'in ifadesi, soruşturmanın seyrini belirleyecek önemli bir adım olarak görülüyor. Önümüzdeki günlerde savcılığın ek deliller toplaması ve gerekirse Gökçek'i tekrar ifadeye çağırması bekleniyor.
Melih Gökçek, uzun yıllar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış, 2017 yılında istifa etmişti. Görev süresi boyunca birçok tartışmalı projeye imza atan Gökçek, özellikle kentsel dönüşüm ve imar planlarıyla gündeme gelmişti. Hakkındaki yolsuzluk iddiaları, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve çeşitli davalara konu olmuştu. Bu soruşturma, Gökçek'in siyasi mirasını ve mal varlığını mercek altına alıyor.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
Gökçek'in "Gelinim zengin" savunması, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, bu ifadeyi eleştirerek, savunmanın inandırıcı olmadığını belirtti. Muhalefet partileri, soruşturmanın hızlı ve tarafsız bir şekilde sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. İktidar partisinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Hukukçular, soruşturmanın teknik detaylarına işaret ederek, kayıtdışı para transferi iddialarının ciddi bir şekilde araştırılması gerektiğini belirtiyor. Gökçek'in ifadesinde sunduğu savunmaların, mahkeme önünde ne kadar geçerli olacağı ise belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, mal varlığındaki artışın kaynağının net bir şekilde ortaya konması gerektiğini ifade ediyor.
Öte yandan, Gökçek'in avukatları, soruşturmanın basına sızdırılmasından rahatsız olduklarını ve müvekkillerinin itibarının zedelendiğini savunuyor. Soruşturmanın gizliliği ilkesinin ihlal edildiğini öne sürüyorlar.
Melih Gökçek'in savunması, Türkiye'de yolsuzlukla mücadele ve siyasi hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Soruşturmanın sonucu, sadece Gökçek'in akıbetini değil, aynı zamanda yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının işleyişini de etkileyecek. Kamuoyu, soruşturmanın adil bir şekilde yürütülmesini ve gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor.
Gelişmeler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın derinleşerek devam edeceğini gösteriyor. Gökçek'in ifadesinin ardından, soruşturma kapsamında yeni tanık ve şüphelilerin dinlenmesi muhtemel. Konuya ilişkin yeni detaylar ortaya çıktıkça, kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği belirtiliyor.