Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Yunanistan'da adeta deprem etkisi yarattı. Yunan basını, yeni savunma ittifakının Atina'yı Orta Doğu ve Kuzey Afrika stratejisini yeniden değerlendirmeye zorladığını, IMEC projesini zayıflatırken Orta Koridor'un önemini artırdığını yazıyor. Peki, bu anlaşma bölgesel dengeleri nasıl değiştirecek? İşte detaylar...
Yunan Basınında Alarm Zilleri
Yunanistan'ın önde gelen gazeteleri, Mekke Paktı'nı manşetlerine taşıdı. Kathimerini, anlaşmanın Doğu Akdeniz'deki güç dengesini Türkiye lehine çevirdiğini öne sürerken, Proto Thema ise Atina'nın bu gelişme karşısında 'hazırlıksız yakalandığını' yazdı. Haberlerde, Türkiye'nin İslam dünyasındaki nüfuzunu artırarak bölgesel bir lider konumuna yükseldiği vurgulanıyor.
Yunan analistlere göre, Mekke Paktı yalnızca askeri bir ittifak değil; aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir dönüşümün de habercisi. Anlaşma, Türkiye'yi enerji koridorlarının merkezine yerleştirirken, Yunanistan'ın bölgedeki manevra alanını daraltıyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları üzerindeki tartışmalar, bu yeni denklemde daha da kritik bir hal alıyor.
IMEC Projesi Tehlikede mi?
Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Koridoru (IMEC) projesi, Yunanistan'ın bölgesel stratejisinin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Ancak Mekke Paktı'nın bu projeyi zayıflattığı yorumları yapılıyor. Zira anlaşma, Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor'un önemini artırırken, IMEC'in Hindistan'dan Avrupa'ya uzanan rotasında Türkiye'nin devre dışı bırakılmasının artık daha zor olduğu belirtiliyor.
Yunanistan'ın IMEC'e olan ilgisi, ülkenin Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif olarak gördüğü bu projeye büyük umut bağlamasından kaynaklanıyor. Ancak yeni ittifak, Türkiye'yi bu koridorun vazgeçilmez bir aktörü haline getiriyor. Bu da Atina'nın projeden beklediği faydayı azaltabilir.
Orta Koridor'un Yükselişi
Mekke Paktı, Türkiye'nin uzun süredir desteklediği Orta Koridor'u uluslararası arenada daha da güçlendirdi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, Orta Koridor güzergâhında kritik ülkeler olması, bu hattın önemini artırıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin yönünü değiştirebileceğini ifade ediyor.
Orta Koridor'un güçlenmesi, Yunanistan'ın limanlarına ve altyapısına yönelik yabancı yatırımları da etkileyebilir. Pire Limanı gibi stratejik noktalar, bu yeni dengede daha az avantajlı hale gelebilir. Yunanistan'ın bu duruma karşı alternatif stratejiler geliştirmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye'nin Artan Nüfuzu
Mekke Paktı, Türkiye'nin İslam dünyasındaki konumunu da güçlendirdi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurduğu bu ittifakla, bölgesel krizlerde daha etkin bir rol oynayabilecek. Aynı zamanda bu üç ülke, savunma sanayiinden enerjiye kadar birçok alanda iş birliğini derinleştirme kararı aldı.
Bu gelişme, Yunanistan'ın yanı sıra İsrail'i de endişelendiriyor. Tel Aviv yönetimi, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığının artmasından ve İslam ülkeleriyle yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyor. İsrail basını, Mekke Paktı'nın Doğu Akdeniz'deki enerji denklemlerini olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Bölgesel Dengeler Yeniden Şekilleniyor
Mekke Paktı, sadece Yunanistan ve İsrail'i değil, tüm bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, bu yeni ittifakı dikkatle izliyor. Türkiye'nin bölgede artan etkinliği, bazı ülkelerde endişe yaratırken, bazıları için de yeni fırsatlar doğurabilir.
Uzmanlar, bu anlaşmanın bölgesel barışa katkı sağlayabileceğini ancak aynı zamanda yeni gerilimlere de yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'deki sorunların çözümü, bu yeni dengeler çerçevesinde daha da karmaşık hale gelebilir. Atina'nın, Mekke Paktı'na karşı diplomatik girişimlerini hızlandırması bekleniyor.
Yunanistan'ın Yeni Stratejisi Ne Olacak?
Yunanistan'ın önümüzdeki dönemde izleyeceği politika merak konusu. Atina'nın, Avrupa Birliği ve NATO içindeki müttefiklerini harekete geçirmeye çalışması bekleniyor. Ayrıca, Mısır ve İsrail ile olan ilişkilerini güçlendirerek, Türkiye'nin bölgesel nüfuzuna karşı bir denge oluşturmaya çalışabilir.
Ancak Mekke Paktı'nın yarattığı gerçeklik, Yunanistan'ın Türkiye ile diyalog kurmasını da zorunlu kılıyor. Zira bu yeni ittifak, Yunanistan'ın izole edilmesine yol açabilir. Bu nedenle Atina yönetiminin, Ankara ile ilişkilerde daha yapıcı bir dil benimsemesi gerekebilir. Önümüzdeki süreçte bölgesel diplomasinin yoğunlaşması bekleniyor.
Sonuç olarak, Mekke Paktı, Orta Doğu'dan Doğu Akdeniz'e uzanan geniş bir coğrafyada dengeleri değiştiren önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Türkiye'nin stratejik hamleleri, bölgesel güç mücadelesinde yeni bir sayfa açtı. Atina'nın bu yeni denkleme nasıl uyum sağlayacağı, önümüzdeki günlerde daha net şekilde görülecek. Ancak şu bir gerçek ki, bölgede hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.