Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı, milletvekillerinin soru önergelerine yanıt vermeyen bakanlıklara bu yasama dönemi boyunca tam 6 kez resmi yazı gönderdi. Ancak bazı bakanlıklar, tüm uyarılara rağmen önergeleri hâlâ yanıtlamıyor. Özellikle Spor Bakanlığı'nın 3 yıldır, Dışişleri Bakanlığı'nın ise 2 yıldır hiçbir önergeye süresi içinde cevap vermediği belirlendi. Adalet Bakanlığı'nda da benzer bir tablo yaşanırken, Meclis'in denetim mekanizmasının işlevsizliği tartışma yaratıyor.
6 Yazı, 6 Uyarı, 0 Yanıt
TBMM Başkanlığı, Anayasa'nın 98. maddesi ve İçtüzük hükümleri gereği, süresi içinde yanıtlanmayan soru önergeleri için ilgili bakanlıklara yazılı uyarı gönderme yetkisine sahip. Bu yetki çerçevesinde, bu yasama döneminde 6 farklı yazı kaleme alındı. Yazılarda, bakanlıkların Anayasa ve İçtüzük'ten doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi eleştirilerek, önergelere en kısa sürede cevap verilmesi istendi. Ancak gelen yanıtlar, uyarıların ciddiye alınmadığını gösteriyor. Özellikle Spor Bakanlığı, 2019'dan bu yana hiçbir soru önergesini süresi içinde yanıtlamadı. Dışişleri Bakanlığı ise 2021'den beri aynı tutumu sergiliyor. Adalet Bakanlığı'nda da benzer bir ihmal göze çarpıyor.
Muhalefetten Sert Tepki
Muhalefet partileri, bu durumun demokratik denetim mekanizmasını işlemez hale getirdiğini savunuyor. CHP Grup Başkanvekili, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Meclis'in denetim görevi, hükümetin keyfi tutumu nedeniyle engelleniyor. Bakanlıklar, milletvekillerinin sorularını yanıtlamayarak halkın iradesini yok sayıyor' ifadelerini kullandı. İYİ Parti'den bir milletvekili ise 'Bu tablo, iktidarın şeffaflıktan ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Vatandaşın sorunlarını gündeme getiren vekiller, adeta duvara konuşuyor' dedi. DEM Parti cephesi de benzer eleştirilerde bulunarak, soru önergelerinin yanıtlanmamasının, hükümetin denetlenmekten kaçtığının açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Yasal Süreç İşletilmiyor
TBMM İçtüzüğü'ne göre, soru önergelerinin en geç 15 gün içinde yanıtlanması gerekiyor. Aksi takdirde başkanlık, ilgili bakanlığı yazılı olarak uyarıyor. Ancak uyarılara rağmen yanıt gelmezse, Genel Kurul'da konu görüşülebiliyor ve gerektiğinde Meclis Araştırması açılabiliyor. Bu yasal süreçlerin işletilmemesi, muhalefetin tepkisini çekiyor. TBMM Başkanlığı'nın, ısrarla yanıt vermeyen bakanlıklar hakkında yaptırım uygulaması beklenirken, şu ana kadar herhangi bir müeyyide uygulanmadığı öğrenildi. Bu durum, parlamenter denetimin etkinliği konusundaki soru işaretlerini artırıyor.
Bakanlıklardan Sessizlik
Spor Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, önergelere verilecek yanıtların 'titizlikle hazırlandığı' ve 'yoğun çalışma temposu nedeniyle gecikmeler yaşandığı' ifade edildi. Ancak 3 yıldır hiçbir yanıtın verilmemiş olması, bu açıklamanın inandırıcılığını zedeliyor. Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Yetkililer, önergelerin yanıtlanması için gerekli koordinasyonun sağlanamadığını, ancak bu durumun düzeltilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirttiler. Bakanlıkların bu sessizliği, kamuoyunda 'hükümet denetimden kaçıyor' algısını güçlendiriyor.
Demokrasi ve Şeffaflık Tartışması
Bu tablo, Türkiye'de demokrasi ve şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Anayasa Mahkemesi eski üyelerinden Prof. Dr. Osman Can, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 'Soru önergeleri, parlamentonun hükümeti denetlemesinin en önemli araçlarından biridir. Bu aracın işlevsiz hale getirilmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine açık bir aykırılık oluşturur' dedi. Sivil toplum kuruluşları da benzer açıklamalarla, bakanlıkların yanıt verme yükümlülüğünü hatırlattı. TÜSİAD ve TESEV gibi kuruluşlar, parlamenter denetimin güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulundu. Kamuoyu araştırmaları, vatandaşların büyük bir bölümünün hükümetin şeffaf olduğuna inanmadığını ortaya koyuyor.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Uzmanlar, bu sorunun çözümü için TBMM Başkanlığı'nın daha kararlı adımlar atması gerektiğini vurguluyor. Yaptırım mekanizmalarının devreye sokulması, örneğin bakanların Genel Kurul'da açıklama yapmaya zorlanması veya Meclis Soruşturması açılması, öneriler arasında yer alıyor. Ayrıca, bakanlıkların iç yönergelerinin gözden geçirilmesi ve yanıt sürelerinin takip edilmesi için bir birim kurulması da çözüm olarak sunuluyor. Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanlığı'nın bu konuda yeni bir adım atıp atmayacağı merak konusu. Bu gelişmeler, yasama organının etkinliği ve demokratik denetim açısından yakından izleniyor.
Türkiye'nin parlamenter geleneği, soru önergelerinin etkin kullanımıyla güçlenir. Bugün yaşanan bu tablo, hükümetin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden ne kadar uzaklaştığını gözler önüne seriyor. Milletvekillerinin halkın sesini duyurabilmesi, ancak bu mekanizmaların işletilmesiyle mümkün olacaktır. Aksi takdirde, Meclis'in denetim görevi kağıt üzerinde kalacak ve demokrasi zaafiyetleri devam edecektir.