Türkiye, Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde meydana gelen ve onlarca madencinin yaşamını yitirdiği patlamanın ardından bir kez daha maden ocaklarındaki iş güvenliğini tartışıyor. Meclis'in son 16 yılda maden kazalarını önlemek amacıyla dört ayrı araştırma komisyonu kurduğu, ancak bu komisyonların hazırladığı raporlardaki uyarıların büyük ölçüde uygulanmadığı ortaya çıktı. 2010 yılında kurulan komisyonun ardından 2014'te Soma'da 301 madencinin hayatını kaybettiği facia yaşandı. O facianın üzerine yeni bir komisyon daha kuruldu ancak benzer kazaların önüne geçilemedi.
Dört komisyon, aynı uyarılar
TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı'nın verilerine göre, maden kazalarıyla ilgili ilk kapsamlı araştırma komisyonu 2006 yılında kuruldu. Ardından 2010, 2014 ve son olarak 2021 yıllarında benzer komisyonlar oluşturuldu. Her komisyon raporunda, denetim eksikliği, iş güvenliği uzmanlarının yetersizliği, eğitimlerin yüzeyselliği ve teknolojik altyapının güncellenmemesi gibi benzer sorunlara dikkat çekildi. Ancak bu uyarıların hayata geçirilmesi için somut adımlar atılmadı. Özellikle 2010 komisyonu, madenlerdeki risklerin azaltılması için acil eylem planı önerirken, dört yıl sonra Soma'da yaşanan facia bu önerilerin ne kadar göz ardı edildiğini gözler önüne serdi.
Soma'dan sonra da değişen olmadı
301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma faciasının ardından Meclis'te kurulan komisyon, kazanın nedenlerini araştırmak ve benzer olayların önlenmesi için öneriler geliştirmekle görevlendirildi. Rapor, maden işletmelerinde denetimlerin sıklaştırılması, iş güvenliği eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi ve ölümlü kazalarda yöneticilerin sorumluluğunun artırılması gibi tavsiyeler içeriyordu. Ancak aradan geçen sekiz yılda maden kazaları durmadı; farklı illerde irili ufaklı birçok kaza yaşandı ve yüzlerce madenci hayatını kaybetti. Uzmanlar, raporların sadece kâğıt üzerinde kaldığını, siyasi iradenin uygulama noktasında isteksiz davrandığını belirtiyor.
Denetim ve yaptırım boşluğu
Maden Mühendisleri Odası'nın açıklamalarına göre, Türkiye'de maden ocaklarının büyük bölümü hâlâ eski teknolojiyle işletiliyor. Özellikle kömür madenlerinde gaz ölçüm cihazlarının kalibrasyonu, havalandırma sistemleri ve tahliye yolları gibi kritik konularda standartların altında uygulamalar tespit ediliyor. İş müfettişlerinin sayısının yetersizliği, denetimlerin seyrekliği ve cezaların caydırıcı olmaması, işletmelerin güvenlik yatırımlarını ertelemesine yol açıyor. Meclis raporlarında da sıkça vurgulanan bu eksiklikler, her yeni kazada yeniden gündeme geliyor ancak kalıcı bir düzenleme yapılmıyor.
Siyasi irade eksikliği
Maden kazalarının ardından kurulan komisyonların çalışmaları, genellikle kamuoyunun gündeminden kısa sürede düşüyor. Komisyon raporları yayımlandıktan sonra ilgili bakanlıklara gönderiliyor ancak uygulama takibi yapılmıyor. TBMM tutanaklarına göre, bugüne kadar hiçbir komisyon raporunun ardından kapsamlı bir yasal düzenleme hayata geçirilmedi. Sendikalar ve meslek odaları, hükümetin maden güvenliği konusunda samimi adımlar atmadığını, sorunun yapısal olduğunu dile getiriyor. Öte yandan, iktidar partisi yetkilileri son dönemde bazı iyileştirmeler yapıldığını savunuyor ancak somut veriler bu iddiayı desteklemiyor.
Zonguldak sonrası beklentiler
Zonguldak'ta yaşanan son patlama, maden güvenliği konusundaki duyarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Olayın ardından Meclis'te yeni bir araştırma komisyonu kurulması çağrıları yapılıyor. Ancak geçmiş deneyimler, komisyon kurmanın tek başına çözüm olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, artık rapor yazmak yerine mevcut yasaların etkin uygulanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve işletmelerin güvenlik yatırımlarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde yeni komisyonlar da raflarda yerini alacak ve madencilerin hayatı risk altında kalmaya devam edecek.