Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) özel okullarda ders kitabı ve eğitim materyali adı altında velilerden ücret alınmasını yasaklayan düzenlemesine rağmen, bazı özel okulların bu kez 'kırtasiye paketi' adı altında velilere 50 bin TL'den başlayıp 200 bin TL'ye kadar varan paketler dayattığı öne sürüldü. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin gündemine oturan bu uygulama, tepkilere yol açtı. Okul yönetimleri, paketlerin zorunlu olmadığını söylese de veliler, çocuklarının ayrımcılığa maruz kalacağı endişesiyle bu ücretleri ödemek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. MEB'in ilgili yönetmeliği açıkça ihlal ettiği belirtilen bu uygulama, özel okul velilerini isyan ettirdi.
Kırtasiye paketi ücretleri neden bu kadar yüksek?
İddialara göre, özel okulların hazırladığı 'kırtasiye paketleri' içerisinde defter, kalem, silgi gibi temel kırtasiye malzemelerinin yanı sıra tablet, akıllı tahta erişim lisansı, dijital eğitim platformlarına üyelik, yabancı dil materyalleri ve hatta bazı okullarda okul forması benzeri ürünler de yer alıyor. Bu paketlerin fiyatları okulun prestijine ve imkanlarına göre değişiyor. Orta düzey bir özel okulda paket fiyatı 50 bin TL'den başlarken, özellikle İstanbul'un gözde semtlerindeki köklü kolejlerde bu rakam 200 bin TL'ye kadar çıkıyor. Veliler, aslında bu paketlerin içeriğinin büyük bölümünün normalde veliler tarafından zaten alınması gereken malzemeler olduğunu, ancak okulların toplu alım yaparak kendilerine astronomik fiyatlarla sattığını belirtiyor.
Velilerin isyanı ve okul yönetimlerinin savunması
Kırtasiye paketi ücretlerine itiraz eden bazı veliler, okul yönetimleriyle yaşadıkları görüşmeleri aktardı. Bir veli, "Müdür yardımcısı, 'Bu paketi almak zorunda değilsiniz ama çocuğunuzun eğitiminde eksiklik olabilir, bu durumdan biz sorumlu değiliz' dedi. Yani dolaylı olarak mecbur bırakılıyorsunuz" diye konuştu. Bir başka veli ise, "Paketin içinde olan bir tabletin piyasa fiyatı 15 bin TL iken, okulun istediği paket ücreti 120 bin TL. Aradaki farkın nereye gittiğini hepimiz tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı. Okul yönetimleri ise, paketlerin 'tamamen gönüllülük esasına dayandığını' ve 'eğitim kalitesini artırmaya yönelik ek hizmetler içerdiğini' savunuyor. Ancak veliler, bu paketleri almamaları durumunda çocuklarının sınıfta dışlanabileceğinden ve eğitimde fırsat eşitsizliği yaşayacağından endişe ediyor.
MEB'in yasağı ve yaptırımları
Milli Eğitim Bakanlığı, 2024 yılı başında yayımladığı genelgeyle özel okulların "ders kitabı", "eğitim materyali", "kırtasiye seti" gibi adlar altında velilerden ek ücret talep etmesini açıkça yasaklamıştı. Genelgede, bu tür uygulamaların "velileri maddi külfet altına soktuğu" ve "eğitim hakkını engellediği" belirtilerek, aykırı davranan okullara idari para cezası uygulanacağı ifade edilmişti. Bakanlık ayrıca, velilerin şikayetleri üzerine okullarda denetim yapılacağını duyurmuştu. Ancak yeni eğitim yılı öncesinde bu tür uygulamaların devam ettiği haberleri, Bakanlığın denetim mekanizmasının ne kadar etkin işlediği sorusunu gündeme getiriyor.
Tüketici hakları ve hukuki süreç
Uzmanlar, bu tür dayatmaların tüketici haklarına da aykırı olduğunu vurguluyor. Tüketici Derneği üyesi avukat Mehmet Akif Demir, "Veliler, bu tarz zorunlu paket satışlarına karşı tüketici hakem heyetine başvurabilir ve ödedikleri ücretin iadesini talep edebilirler. Ayrıca MEB'e ve Rekabet Kurumu'na şikayette bulunabilirler" dedi. Demir, bazı velilerin toplu olarak dava açma hazırlığında olduğunu da sözlerine ekledi. Hukuki sürecin, emsal nitelikte kararlarla sonuçlanması durumunda, bu tür uygulamaların önüne geçilebileceği belirtiliyor. Ancak veliler, yargı sürecinin uzunluğu ve maliyetinden endişe ederek genellikle bu yola başvurmuyor.
MEB'e ve kamuoyuna çağrı
Yaşanan bu gelişmeler, özel okul velilerini derinden etkilerken, eğitim sendikaları ve veli dernekleri de MEB'e çağrıda bulunuyor. Sendikalar, Bakanlığın denetimlerini sıkılaştırması ve bu tür uygulamalara karşı caydırıcı cezalar getirmesi gerektiğini savunuyor. Veli dernekleri ise, "Okullar, eğitim kalitesini artırmak yerine velilerin cebine göz dikiyor" diyerek tepkilerini dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde MEB'in konuya ilişkin yeni bir genelge yayımlaması veya denetimlere hız verilmesi bekleniyor. Bu durum, özel okullar ile veliler arasındaki gerilimi daha da artırabilir. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, bu tür uygulamaların acilen son bulması gerektiği her kesimden gelen ortak görüş olarak öne çıkıyor.