Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul ve liselerde "Ortak Yazılı Sınav Sistemi"ni uygulamaya koyacağını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, yeni sistem kapsamında açık uçlu sorular ve yapay zekâ destekli soru havuzu kullanılacak. Uygulama, milyonlarca öğrenciyi ve öğretmeni doğrudan ilgilendiriyor. MEB, sistemin eğitimde standardizasyonu sağlamayı ve ölçme değerlendirme süreçlerini daha objektif hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor.
Yeni sistemin ayrıntıları
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, ortaokul ve liselerde belirli sınıf düzeylerinde merkezi olarak yapılacak yazılı sınavları kapsıyor. MEB'in açıklamasına göre, sınav soruları açık uçlu olacak ve yapay zekâ destekli bir soru havuzundan seçilecek. Bu havuzun, farklı zorluk seviyelerinde ve kazanımlara uygun sorular içerdiği ifade ediliyor. Sistemin ilk etapta pilot okullarda denenmesi, ardından ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. Bakanlık, açık uçlu sorularla öğrencilerin analitik düşünme ve yorumlama becerilerinin ölçülmesinin hedeflendiğini vurguluyor. Ayrıca yapay zekâ teknolojisinin, soru hazırlama sürecinde öğretmenlere yardımcı olacağı ve soruların güvenliğini artıracağı belirtiliyor.
Eğitimcilerden eleştiriler
Ancak yeni sistem, eğitimciler arasında tartışmalara yol açtı. Bazı eğitim sendikaları ve uzmanlar, ortak sınav sisteminin mevcut eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Eleştiriler, özellikle kırsal bölgelerdeki okulların teknik altyapı ve öğretmen yeterliliği açısından merkezi sınavlara hazırlıkta geri kalabileceği noktasında yoğunlaşıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli soru havuzunun, öğretmenlerin pedagojik özerkliğini azaltacağı ve sınavların sadece merkezi bir bakış açısını yansıtacağı görüşü de dile getiriliyor. Eğitimciler, açık uçlu soruların değerlendirilmesinde yaşanabilecek objektiflik sorunlarına da dikkat çekiyor.
MEB'in savunması ve sistemin arka planı
MEB yetkilileri, sistemin eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçladığını savunuyor. Bakanlık, ortak sınavlar sayesinde tüm öğrencilerin aynı standartlarda değerlendirileceğini ve okullar arasındaki not farklılıklarının azalacağını belirtiyor. Yapay zekâ destekli soru havuzunun ise soru kalitesini artıracağı ve sınav güvenliğini sağlayacağı ifade ediliyor. Türkiye'de eğitim sisteminde son yıllarda yaşanan dönüşüm, merkezi sınavların yaygınlaşması ve dijitalleşme eğilimleriyle uyumlu görünüyor. Ancak uzmanlar, bu tür reformların altyapı ve öğretmen eğitimiyle desteklenmediği takdirde istenen sonuçları vermeyebileceği görüşünde. Önümüzdeki süreçte sistemin pilot uygulamaları ve MEB'in atacağı adımlar, eğitim camiası tarafından yakından takip edilecek.