Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri, sosyal medya hesapları ve çevrim içi platformlardaki paylaşımların incelenerek öğrencilerin kişisel verilerini içeren içeriklerin kaldırılması talimatını verdi. Bakanlık, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında atılan bu adımla, eğitim camiasında veri güvenliği bilincinin artırılmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında, fotoğraf, isim, adres, telefon numarası gibi açık rıza dışında paylaşılan her türlü kişisel veri mercek altına alınacak.
Denetim süreci nasıl işleyecek?
MEB’in ilgili genelgesine göre, tüm okul müdürlükleri ve birim amirleri, kendi sorumluluk alanlarındaki dijital platformları tarayarak, öğrencilere ait kişisel verileri tespit edecek. Ardından bu verilerin silinmesi veya anonimleştirilmesi sağlanacak. Özellikle mezuniyet törenleri, etkinlik fotoğrafları ve başarı listeleri gibi içeriklerde, öğrenci bilgilerinin açık rıza alınmadan paylaşılmış olması durumunda düzeltme yapılacak. Bakanlık, sosyal medya yöneticilerine de özel eğitimler düzenlemeyi planlıyor.
Yasal dayanak ve cezai yaptırımlar
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesinde açık rıza veya kanunda belirtilen diğer şartları aramaktadır. MEB’in bu kararı, kanunun 12. maddesinde düzenlenen veri güvenliği yükümlülüklerine dayanıyor. Aykırı davranan okullar hakkında, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından idari para cezası uygulanabilecek. Geçmişte benzer ihlaller nedeniyle birçok okulun uyarıldığı bilinirken, bu kez daha kapsamlı bir denetim süreci başlatıldı.
Uzmanlardan değerlendirme
Eğitim hukuku uzmanları, MEB’in bu adımını yerinde bulurken, uygulamanın başarısının saha denetimine bağlı olduğunu vurguluyor. Okullardaki personelin veri koruma konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, süreci zorlaştırabilir. Ayrıca, veli izni olmadan çekilen fotoğrafların sosyal medyada kullanılması, birçok ailenin tepkisine yol açıyor. MEB’in genelgesi, bu hassasiyeti yasal çerçeveye oturtarak olası mağduriyetlerin önüne geçmeyi amaçlıyor. Son yıllarda artan dijitalleşme ile birlikte, çocukların mahremiyetinin korunması konusundaki farkındalık da yükseliyor. Bakanlığın bu kararı, Türkiye’deki eğitim kurumlarının veri güvenliği kültürünü geliştirmesi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.