Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sendikalar ve muhalefet partilerinin yoğun eleştirilerine hedef olan Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı kapsamında meydana gelen iş kazalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlığın açıklamasına göre, 2016 yılından bu yana uygulanan programda toplam 3 bin 80 iş kazası kayıtlara geçerken, bu kazalardan 13'ü ölümle sonuçlandı. Veriler, özellikle son yıllarda artan öğrenci ölümlerinin ardından programın güvenlik önlemlerinin yetersizliği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
MESEM programındaki kazaların boyutu
MEB'in verilerine göre, MESEM kapsamında staj yapan öğrenciler arasında meydana gelen kazalar; yaralanma, uzuv kaybı, zehirlenme ve ölüm gibi farklı ağırlıklarda seyrediyor. 3 bin 80 kazanın büyük çoğunluğu hafif yaralanma olarak sınıflandırılırken, 13 ölüm vakası programın en trajik yüzü olarak dikkat çekiyor. Bakanlık, kazaların çoğunlukla imalat, inşaat ve metal sektörlerinde yoğunlaştığını belirtti. Sivil toplum örgütleri ise resmi rakamların, bildirilmeyen kazalar nedeniyle gerçek durumu yansıtmadığını iddia ediyor.
Eleştiriler ve güvenlik önlemleri
MESEM programı, öğrencilerin haftanın bir günü okulda, dört günü işletmelerde pratik eğitim almasını öngörüyor. Ancak işletmelerdeki denetim eksikliği, yetersiz kişisel koruyucu donanım ve öğrencilerin çoğu zaman 18 yaşından küçük olması, kaza riskini artırıyor. Eğitim Sen ve Türk Eğitim-Sen gibi sendikalar, programın iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uygun olmadığını vurgularken, CHP ve İYİ Parti milletvekilleri konuyu Meclis gündemine taşıdı. MEB ise son iki yılda işletme denetimlerini sıklaştırdıklarını ve öğrencilere zorunlu iş sağlığı güvenliği eğitimi verdiklerini savunuyor. Ancak ölümlerin ardından bu önlemlerin yeterli olup olmadığı tartışılıyor.
Programın başladığı 2016'dan bu yana, özellikle 2022 ve 2023'te yaşanan ölümlü kazalar, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 2023'te Kocaeli'nde bir MESEM öğrencisinin iş makinesi altında kalarak hayatını kaybetmesi, 2024 başında Ankara'da bir öğrencinin kimyasal madde zehirlenmesi sonucu ölmesi gibi olaylar, programın güvenlik zaafiyetini gözler önüne serdi. Bu vakaların ardından bakanlık, işletmelerdeki risk değerlendirme raporlarını zorunlu hale getirdiğini duyurdu.
MESEM'ler, mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve istihdama katkı sağlaması amacıyla oluşturulmuş olsa da, yaşanan iş kazaları programın revize edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bağımsız değerlendirmeler, özellikle genç işçilerin korunmasına yönelik daha sıkı yasal düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, mesleki eğitim hedeflerine ulaşılırken daha fazla can kaybının yaşanması kaçınılmaz görünüyor.