26 Ağustos sabahı ÖSYM'nin erişime açtığı 2026 MEB-AGS (Öğretmenlik Alan Bilgisi Sınavı) ve ÖABT sonuçları, öğretmen adaylarını sevince boğarken, sosyal medyada ortaya atılan bir iddia gündemi altüst etti. Bir ayı aşkın süredir açıklanması beklenen sonuçların, bazı adayların lehine hatalı hesaplandığı öne sürüldü. İddialar kısa sürede yayılırken, binlerce aday mağdur olduklarını belirterek ÖSYM'den açıklama ve itiraz sürecinin başlatılmasını talep etti. İşte Türkiye'nin dört bir yanındaki öğretmen adaylarını ayağa kaldıran o iddiaların perde arkası ve yetkililerden gelen ilk tepkiler.
Sosyal Medyada Alevlenen İddialar
Sonuçların açıklandığı andan itibaren Twitter, Instagram ve çeşitli forum sitelerinde #MEBAGS2026 ve #ÖABT2026 etiketleri altında toplanan adaylar, bazı puan hesaplamalarında tutarsızlık olduğunu fark etti. Özellikle 'Normalizasyon' ya da 'standart sapma' uygulamalarının hatalı yapıldığı iddiası öne çıktı. Bazı adaylar, bir önceki yılın sorularına benzer zorluktaki testlerde bariz şekilde düşük puan alırken, daha kolay olduğu düşünülen testlerde başarı sıralamasının beklentilerin çok üzerinde değiştiğini öne sürdü. Paylaşılan ekran görüntülerinde, aynı doğru sayısına sahip iki adayın farklı illerde farklı puanlar aldığı iddia edildi. Bu durum, 'Sınav sonuçları siyasi mi?' tartışmalarını da beraberinde getirdi. Özellikle öğretmen atamalarının yaklaştığı bu dönemde, sonuçlara yönelik bu tür iddialar adaylar arasında büyük bir tedirginlik yarattı.
Uzmanlardan İlk Değerlendirme
Konuya ilişkin açıklama yapan eğitim uzmanları, ÖSYM'nin sınav sonuçlarını hesaplarken kullandığı istatistiksel yöntemlerin karmaşık olduğunu ve her zaman adaylar tarafından doğru anlaşılamayabileceğini belirtiyor. Ancak bu kez farklı bir durumla karşı karşıya olabileceklerini ifade eden uzmanlar, 'Sosyal medyada dolaşan örnekler, en azından incelenmeyi hak ediyor. Aynı nete sahip adaylar arasında oluşan puan farklarının nedeni, il bazlı kontenjanlar ya da bölüm bazlı farklı değerlendirme ölçütleri olabilir. Ancak bunların kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması gerekiyor,' şeklinde konuştu. Adaylar ise ÖSYM'nin daha önceki yıllarda yaşanan benzer skandalların ardından gelen itirazları dikkate aldığını hatırlatarak, bu kez de sürecin takipçisi olacaklarını dile getiriyor. Bazı hukukçular ise, idari işlemin iptali için dava açma hakkının bulunduğunu ve mağduriyetlerin yargı yoluyla giderilebileceğini belirtiyor.
ÖSYM'den Sessizlik Sürüyor
İddiaların gündeme gelmesinin ardından ÖSYM'den henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Kurumun sosyal medya hesaplarından da sessizliğini koruması, adayların tepkisini büyütüyor. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı'na yakın kaynaklar, konunun takip edildiğini ve gerekli görülmesi halinde açıklama yapılacağını ifade etti. Ancak bu açıklamaların yetersiz olduğunu düşünen adaylar, Ankara'da ÖSYM önünde basın açıklaması yapmayı planladıklarını belirtiyor. Özellikle ataması yapılacak öğretmen sayısının sınırlı olduğu bu dönemde, bir puanın bile büyük fark yarattığını vurgulayan adaylar, 'Hakkımızı sonuna kadar arayacağız' mesajı veriyor. Öğretmenlik mesleğine adım atmak isteyen milyonlarca genç, bu sürecin şeffaf ve adil bir şekilde sonuçlanmasını bekliyor. Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'de sınav sistemine olan güveni bir kez daha tartışmaya açarken, ÖSYM'nin atacağı adımlar merakla bekleniyor. Yetkililerin en kısa sürede konuya açıklık getirmesi ve gerekirse yeniden değerlendirme yapması toplumsal barış açısından büyük önem taşıyor. Öğretmen adaylarının haklı talepleri karşılık bulmazsa, konunun yargıya taşınması ve daha büyük krizlere yol açması kaçınılmaz görünüyor.
[Değerlendirme: Bu tür iddiaların gündeme gelmesi, eğitim sistemine olan güveni sarsarken, devletin sınav güvenilirliğini sağlamak adına daha şeffaf mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. ÖSYM'nin zamanında ve tatmin edici açıklamalar yapmaması, adaylarda kalıcı bir güvensizlik yaratabilir. Umuyoruz ki kurum, bu iddiaları ciddiyetle ele alır ve mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımları atar.]