Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen mayıs ayı enflasyon verilerini bugün kamuoyuyla paylaştı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,71 artarken, yıllık bazda yüzde 32,61 olarak gerçekleşti. Böylece yıllık enflasyonda önceki aylara kıyasla yavaşlama sinyali dikkat çekti.
Enflasyon oranları ve ana harcama grupları
Mayıs ayında en yüksek aylık artış yüzde 22,36 ile giyim ve ayakkabı grubunda görülürken, bunu yüzde 4,75 ile ulaştırma, yüzde 4,28 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar izledi. Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise yüzde 1,97 düşüş yaşandı. Yıllık bazda ise en fazla artış yüzde 62,58 ile eğitim grubunda kaydedildi. Ulaştırma yüzde 42,06, lokanta ve oteller yüzde 38,59 ile yüksek enflasyon sergileyen diğer gruplar oldu.
Piyasa beklentileri ve Merkez Bankası'nın adımları
Ekonomistler, mayıs ayı için aylık enflasyon beklentisini yüzde 1,77, yıllık enflasyon beklentisini ise yüzde 32,67 olarak öngörmüştü. Açıklanan veriler piyasa beklentilerine yakın gerçekleşti. Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faizleri yüzde 50'de sabit tutma kararı almış ve enflasyondaki yavaşlama sinyallerine dikkat çekmişti. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyonun mayıs ayında zirve yaparak düşüş eğilimine gireceğini ifade etmişti. Açıklanan veriler bu öngörüyü destekler nitelikte.
Çekirdek enflasyon ve diğer göstergeler
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (Özel Kapsamlı TÜFE C Endeksi), mayısta aylık yüzde 1,45, yıllık yüzde 33,89 artış gösterdi. Enerji ve gıda fiyatlarını dışlayan bu gösterge, çekirdek enflasyon eğilimi hakkında önemli ipuçları veriyor. Yurt içi üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) ise mayısta aylık yüzde 1,21, yıllık yüzde 25,39 olarak gerçekleşti. Üretici fiyatlarındaki yavaşlama, tüketici enflasyonu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Değerlendirme
Mayıs ayı enflasyon verileri, ekonomideki dengelenme çabalarına rağmen fiyat artışlarının halen yüksek seyrettiğini gösteriyor. Yıllık enflasyon oranının yüzde 40'lardan yüzde 32'lere gerilemesi olumlu bir gelişme olsa da, hedeflenen tek haneli rakamlara ulaşmak için daha fazla zamana ve kararlı politikalara ihtiyaç duyuluyor. Özellikle hizmet fiyatlarındaki katılık ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisi yakından izlenmeli. Önümüzdeki dönemde baz etkisiyle yıllık enflasyonun daha da gerilemesi beklenirken, aylık artışların seyri belirleyici olacak. Vatandaşların alım gücü ve iş dünyasının maliyetleri açısından kritik bir dönemden geçiyoruz.