Türkiye Cumhuriyeti'nin denizlerdeki egemenliğinin sembolü olan Kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe girişinin 100. yılını kutluyor. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu kanunu 'Mavi Vatan'ın omurgası' olarak tanımlarken, liman özelleştirmeleri ve yabancı personel istihdamı gibi uygulamalarla kabotaj rejiminin zayıflatıldığı uyarısında bulundu. Kanun, Türk karasularında ticaret, yük taşımacılığı ve denizcilik hizmetlerini Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere tahsis ederek, ekonomik olduğu kadar siyasi bağımsızlığın da temel taşlarından biri haline geldi.
Kabotaj Kanunu'nun Tarihsel Önemi
20 Nisan 1926'da kabul edilen ve 1 Temmuz'da yürürlüğe giren 815 sayılı Kabotaj Kanunu, Osmanlı'dan devralınan kapitülasyonların izlerini silmek amacıyla hazırlandı. Kanun sayesinde Türk limanları arasında yük ve yolcu taşımacılığı, kılavuzluk, römorkör hizmetleri gibi tüm denizcilik faaliyetleri Türk gemilerine ve vatandaşlarına ayrıldı. 1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti, deniz ticaretinde dışa bağımlılığı kırmak ve milli denizciliği inşa etmek için bu adımı attı. Gürdeniz, 'Kabotaj Kanunu, Lozan'da kapitülasyonların kaldırılmasının denizlerdeki yansımasıdır; bağımsızlığımızın somut göstergesidir' dedi.
Günümüzde Kabotajın Zayıflaması
Ancak son yıllarda liman özelleştirmeleri ve yabancı personel istihdamına yönelik düzenlemeler, kabotaj rejiminin ruhuna aykırı bulunuyor. Gürdeniz, 'Limanlarımızda yabancı kaptan ve personel çalıştırılması, kabotajın özünü zedeliyor. Ayrıca özel liman işletmecilerinin yabancı şirketlere devri, denetim sorunlarına yol açıyor' uyarısında bulundu. Deniz Ticaret Odası verilerine göre, Türk bayraklı ticaret filosu dünya sıralamasında 15. sıraya gerilerken, kabotaj taşımacılığındaki payı da azalıyor. Uzmanlar, kanunun lafzına değil ruhuna uygun hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Mavi Vatan Doktrini ve Kabotaj İlişkisi
Mavi Vatan kavramı, 2006 yılında yine Cem Gürdeniz tarafından literatüre sokuldu. Bu doktrin, Türkiye'nin etrafındaki denizlerdeki egemenlik alanlarını ve kıta sahanlığını savunmayı öngörüyor. Gürdeniz, 'Kabotaj Kanunu olmadan Mavi Vatan anlamsızdır. Denizlerde söz sahibi olmak, önce kendi limanlarımızda egemen olmayı gerektirir' ifadelerini kullandı. Son dönemde Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetleri ve Ege'deki kıta sahanlığı tartışmaları, Mavi Vatan'ın önemini artırırken, kabotaj rejiminin korunmasının stratejik bir zorunluluk olduğu belirtiliyor.
100 yıl önce kabul edilen Kabotaj Kanunu, bugün hala geçerliliğini koruyor ancak ulusal çıkarların korunması için yeniden yorumlanması gerekiyor. Denizcilik Bayramı kutlamaları sırasında yapılan konuşmalarda, kanunun sadece tarihi bir hatıra değil, geleceğe yönelik bir kılavuz olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanlığı Kabotaj ve Denizcilik Bayramı mesajında, 'Denizcilikte tam bağımsızlık için kabotaj hakkımızı koruyacak ve geliştireceğiz' ifadelerine yer verildi.