Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan ve soruşturma dosyasına eklenen raporda, Alihan Kuriş liderliğindeki suç örgütünün yurt içi ve yurt dışındaki şirketler aracılığıyla 66 milyar lirayı aşan para trafiği gerçekleştirdiği belirlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, örgütün finansal yapısına ilişkin çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Raporda, örgütle bağlantılı şirketlerin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD başta olmak üzere birçok ülkedeki hesaplarla büyük ölçekli para transferleri yaptığı kaydedildi.
Örgütün finansal ağı ve yurt dışı bağlantıları
MASAK raporuna göre, Kuriş örgütüne ait şirketlerin 2019-2023 yılları arasında yurt dışındaki banka hesaplarına toplam 66 milyar 400 milyon lira tutarında para gönderdiği ve bu hesaplardan da benzer miktarda para aldığı tespit edildi. Bu işlemlerin büyük bölümünün Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD'deki finans kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirildiği belirlendi. Raporda, para trafiğinin özellikle gayrimenkul yatırımları, döviz alım satımı ve ticari faaliyetler gibi görünürde yasal işlemlerle maskelendiği ancak soruşturma kapsamında elde edilen verilerin bu işlemlerin büyük ölçüde suç gelirlerinin aklanması amacıyla yapıldığını gösterdiği ifade edildi.
Soruşturmanın seyri ve gözaltılar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. Operasyonlarda ele geçirilen dijital materyaller ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, örgüt üyelerinin para transferlerinde kripto para borsalarını da kullandığı tespit edildi. MASAK raporunda, örgütün yurt dışındaki hesaplara aktardığı fonların bir kısmının kripto varlıklara çevrildiği ve bu sayede izini kaybettirmeye çalıştığı belirtildi. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 47 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, 12 kişinin tutuklu yargılanmasına devam ediliyor.
MASAK'ın yetkileri ve önemi
MASAK, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla mali işlemleri izleyen ve şüpheli hareketleri tespit eden bir devlet kurumu olarak biliniyor. Kurumun hazırladığı raporlar, ceza soruşturmalarında önemli delil teşkil ediyor. Uzmanlar, bu tür raporların özellikle organize suç örgütlerinin finansal yapısını çözmede kritik rol oynadığını vurguluyor. Kuriş soruşturmasında da MASAK'ın sağladığı verilerin, savcılığın örgütün yurt dışı bağlantılarını ortaya çıkarmasında etkili olduğu belirtiliyor.
MASAK raporunda ayrıca, örgütün para transferlerinde kullandığı şirketlerin çoğunun kamuoyunda bilinen markaların birçoğuyla ilişkili olmadığı, daha çok perakende ticaret, inşaat ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren küçük ölçekli firmalar olduğu kaydedildi. Bu firmaların bir kısmının ise yurt dışında yerleşik şirketlerle ortaklık kurduğu ve bu sayede sınıraşan bir finansal ağ oluşturduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin ifadeleri alınmaya devam edilirken, savcılığın yakın zamanda iddianameyi tamamlaması bekleniyor. İddianamede, suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve suç gelirlerinin aklanması suçlarından toplam 78 şüpheli hakkında dava açılması talep edilecek. Mahkemenin önümüzdeki aylarda duruşma tarihini belirlemesi öngörülüyor.
Bu soruşturma, Türkiye'de organize suçla mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle değil, mali istihbarat ve uluslararası iş birliğiyle yürütülmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. MASAK'ın ortaya koyduğu veriler, suç örgütlerinin finansal ayaklarının kurutulması için devletin ciddi bir kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, bu tür soruşturmalarda şeffaflığın sağlanması ve hukuki sürecin titizlikle yürütülmesi, toplumun adalete olan güvenini pekiştirecektir. Suç örgütlerinin küresel ölçekte iş birliği yaptığı bir dönemde, ulusal kurumların da benzer şekilde koordinasyon içinde hareket etmesi, başarılı sonuçlar elde edilmesinde belirleyici olacaktır.