Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından, Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan raporda, örgütle bağlantılı şirketlerde 66 milyar lirayı aşan para trafiği tespit edildi. Rapor, kaynağından şüphe duyulan finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Bu devasa para hareketliliği, Türkiye'nin son yıllarda gördüğü en büyük mali suç operasyonlarından birine işaret ediyor.
MASAK'ın merceğindeki şirketler ve para akışı
MASAK'ın hazırladığı rapora göre, Alihan Kuriş'in yönettiği suç örgütü, yurt içi ve yurt dışında faaliyet gösteren çok sayıda şirket üzerinden para transferleri gerçekleştirdi. Bu şirketler arasında inşaat, tekstil, gıda ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların bulunduğu belirtiliyor. Raporda, 2020-2023 yılları arasında bu şirketlerin hesaplarında toplam 66 milyar 250 milyon lira tutarında işlem yapıldığı kaydedildi. Bu işlemlerin büyük bir kısmının, elde edilen suç gelirlerinin aklanması amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
Para trafiğinin, örgüt üyelerinin birbirleriyle yaptığı havale ve EFT'lerin yanı sıra, sahte faturalar, naylon şirketler ve kripto para borsaları üzerinden de yürütüldüğü öğrenildi. MASAK raporunda, işlemlerin organize bir yapı içinde, belirli bir hiyerarşiye göre yönlendirildiği ve bu sayede kolluk kuvvetlerinin incelemelerini zorlaştırmayı amaçladıkları vurgulandı.
Soruşturmanın seyri ve yeni operasyon sinyalleri
MASAK'ın raporu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada önemli bir delil olarak dosyaya eklendi. Alihan Kuriş ve beraberindeki 40'tan fazla şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldığı, daha önce yapılan operasyonda Kuriş'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklandığı biliniyor. Şüphelilerin, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'nitelikli dolandırıcılık', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından yargılanmaları bekleniyor.
Soruşturma kapsamında, örgütün elebaşı olduğu iddia edilen Alihan Kuriş'in, yurt dışı bağlantıları ve özellikle Körfez ülkelerindeki finansal hareketleri de mercek altına alındı. MASAK raporunda, Kuriş'in yurt dışındaki şirketler aracılığıyla Türkiye'ye döviz getirdiği ve bu paraları yüksek kambiyo kârları elde ederek akladığı bilgisine yer verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, MASAK raporunu esas alarak yeni bir operasyon dalgası başlatabileceği, hakkında yakalama kararı bulunan bazı şüphelilerin yurt dışında olduğu ve iade süreçlerinin başlatıldığı ifade ediliyor. Ayrıca, örgütün mali yapılanmasını çökertmek amacıyla, tespit edilen şirketlere kayyum atanması için de yasal sürecin işletildiği öğrenildi.
65 milyar lira: akıllara durgunluk veren bir skandal
Bu denli yüksek bir meblağın, organize suç örgütleri tarafından aklanması, Türkiye'de kayıt dışı ekonominin ve kara para aklamanın ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür raporların, ekonominin şeffaflaşması ve yasadışı para akışının önlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
MASAK'ın bu raporu, sadece bir suç örgütünün deşifre edilmesi açısından değil, aynı zamanda finansal sistemdeki zaafların ortaya çıkarılması açısından da büyük bir önem taşıyor. Raporda, bankaların ve diğer finansal kurumların, şüpheli işlemleri zamanında bildirmemesi durumunda ne gibi risklerle karşı karşıya kalınabileceği de vurgulanıyor.
Öte yandan, bu gelişmenin, hükümetin son dönemde uygulamaya koyduğu ekonomik reformlar ve şeffaflık politikalarıyla da örtüştüğü görülüyor. Yetkililer, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında bu tür operasyonların artarak devam edeceğinin sinyalini veriyor.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu soruşturma, organize suçlarla mücadelenin sadece kolluk kuvvetlerinin değil, tüm toplumun desteğiyle başarıya ulaşabileceğini gösteriyor. MASAK'ın hazırladığı rapor, adli sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi için önemli bir kilometre taşı niteliğinde.