Gazze'de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçileceği yönündeki açıklamalara rağmen İsrail, bölgeye yönelik saldırılarını sürdürüyor. Savaş uçakları, Deyr el-Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi yakınında bulunan bir ilaç deposunu hedef aldı. Saldırı sonucu onlarca çadır yanarken, hastanede büyük panik yaşandı. Yerel kaynaklar, olayda can kaybı olup olmadığının henüz netlik kazanmadığını, yaralıların olduğunu bildiriyor.
Saldırının Detayları
İsrail savaş uçakları, ateşkes müzakerelerinin devam ettiği bir dönemde Deyr el-Belah'ta bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi'nin hemen yanında yer alan ilaç deposunu bombaladı. Görgü tanıkları, patlamanın ardından büyük bir duman bulutunun yükseldiğini, hastanenin çevresinde kurulan çadırların alev aldığını aktardı. Sağlık görevlileri, hastaneye kaldırılan çok sayıda yaralı olduğunu belirtirken, bölgedeki insani durumun her geçen dakika daha da kötüleştiği ifade ediliyor.
Saldırıda hastanenin jeneratör ve tıbbi malzeme depolarının da zarar gördüğü, hastanenin elektrik ve ilaç sıkıntısı yaşadığı öğrenildi. Hastane yönetimi, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulunurken, bölgedeki sağlık sistemi çökme noktasına geldi. Özellikle çocuk ve kadınların yoğun olarak bulunduğu çadır kentlerdeki yangın, büyük bir insani trajedinin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Ateşkes Müzakereleri ve Sahadaki Gerçeklik
Hamas ile İsrail arasında ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesi için Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda müzakereler yürütülüyor. Ancak sahadaki gelişmeler, tarafların tam anlamıyla bir barışa hazır olmadığını gösteriyor. İsrail'in saldırıları, Filistinli grupları müzakere masasında zayıflatmayı amaçlıyor olabilir. Bu durum, ateşkes sürecinin ciddiyetini ve sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
Ateşkesin ilk aşaması kapsamında insani yardımların girişi ve esir takası gibi adımlar uygulanmıştı. Ancak ikinci aşamanın müzakeresi tıkanmış durumda. İsrail'in Gazze'deki askeri varlığını azaltma ve kalıcı ateşkes konularında ilerleme sağlanamaması, bölgedeki çatışmaların yeniden alevlenme riskini artırıyor. BM verilerine göre, 7 Ekim'den bu yana Gazze'deki can kaybı 35 bini aşmış durumda. Bu saldırı, masadaki ateşkes görüşmelerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırının Hamas'ın askeri kanadına ait bir noktaya yönelik gerçekleştirildiği öne sürüldü. Ancak Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, hedef alınan yerin sivil bir ilaç deposu olduğunu ve hastane yakınında yer aldığını vurgulayarak, İsrail'in bu tür saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. Bölgedeki sağlık çalışanları ise, ilaç kıtlığı nedeniyle yaralıları tedavi etmekte güçlük çektiklerini, bu saldırının felaketi daha da derinleştirdiğini aktarıyor.
Mısır ve Katar'ın müzakereleri hızlandırma çabaları devam ederken, ABD'nin de dolaylı olarak sürece dahil olduğu biliniyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetinin en sağcı kanadının, ateşkesin kalıcı olmasına karşı çıktığı ve operasyonların devamını istediği belirtiliyor. Bu durum, bölgede barışın sağlanmasını zorlaştıran en önemli etkenlerden biri olarak görülüyor.
Uluslararası Tepkiler
Uluslararası toplumdan saldırıya ilişkin ilk tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler, hastanelerin ve sivil altyapının hedef alınmasının savaş suçu olabileceğini vurgulayarak, bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü ise Gazze'deki sağlık sisteminin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, ilaç deposunun vurulmasının sağlık hizmetlerini daha da felce uğratacağını duyurdu.
Türkiye'den yapılan açıklamada ise saldırı kınandı, İsrail'e kalıcı ateşkes çağrısı yinelendi. Ayrıca, sivil yerleşim yerlerinin ve sağlık tesislerinin hedef alınmasının asla kabul edilemeyeceği ifade edildi. Bölgedeki gözlemciler, uluslararası toplumun bu tür saldırılara etkin bir şekilde yanıt vermediğini, bunun da İsrail'i cesaretlendirdiğini savunuyor.