ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari bir konvoyu hedef alan İran yapımı iki insansız hava aracını (İHA) düşürdü. Olay, ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerin son aşamaya geldiği bir dönemde meydana geldi. CENTCOM'dan yapılan açıklamada, saldırının savunma amaçlı olduğu ve ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması için müdahale edildiği belirtildi. İran tarafı ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Hürmüz Boğazı'nda tansiyon yüksek
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Son haftalarda bölgede ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri ile İran destekli gruplar arasında çatışmalar yoğunlaştı. ABD, ticari gemileri korumak için bölgeye savaş gemileri ve savaş uçakları konuşlandırmıştı. Son saldırı, İran'ın dolaylı yollardan koalisyon güçlerine karşı saldırılarını artırdığı bir döneme denk geldi.
CENTCOM Sözcüsü, düşürülen İHA'ların İran yapımı olduğunu ve bölgedeki ticari konvoyu hedef aldığını doğruladı. Sözcü, 'Bu saldırı, İran'ın bölgesel istikrarı bozma çabalarının bir parçası. Biz, uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkımızı kullandık' ifadelerini kullandı. İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ise konuyla ilgili henüz bir yorum yapmadı.
Müzakere süreci tehlikede mi?
ABD ile İran arasında Körfez bölgesinde savaşın sona erdirilmesi için yürütülen müzakerelerde sona gelindiği bildiriliyor. Ancak son çatışma, müzakere sürecini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, İran'ın müzakere masasında elini güçlendirmek için bu tür provokasyonlara başvurabileceğini belirtiyor. Öte yandan ABD, diplomatik çözümden yana olduğunu ancak gerektiğinde askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini vurguluyor.
Bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki olayın iki ülke arasındaki gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. İran'ın nükleer programı ve bölgesel etki alanı mücadelesi nedeniyle ABD ile uzun süredir karşı karşıya gelen İran, son dönemde müzakerelerde ilerleme kaydedildiği sinyali vermişti. Ancak bu son olay, taraflar arasındaki güveni zedeleyebilir.
Uluslararası toplum, tansiyonun düşürülmesi ve barışçıl çözüm için her iki tarafa da çağrıda bulunuyor. BM, bölgedeki çatışmaların büyümesi halinde küresel enerji arzının ciddi şekilde etkilenebileceği uyarısı yapıyor. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar, hem bölgenin geleceği hem de dünya ekonomisi açısından belirleyici olacak.
Yaşanan bu son gelişmeler, masada anlaşma sağlansa bile sahada yaşanan hesaplaşmaların süreceği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. ABD'nin İHA'ları düşürmesi, müzakere sürecini sekteye uğratmasa bile, iki ülke arasındaki güven bunalımının boyutlarını gösteriyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için tarafların samimi adımlar atması ve provokasyonlardan kaçınması büyük önem taşıyor.