İstanbul'da toplu taşıma hizmeti veren Marmaray'da bir kişinin çocukların da bulunduğu vagonda yüksek sesle LGBT destek sloganı atması, diğer yolcuların cep telefonlarıyla kaydettiği görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından büyük tepki çekti. Olay, Pazartesi akşamı yoğun saatlerde Marmaray'ın Yenikapı istasyonu yakınlarında yaşandı. Görüntülerde, bir erkek yolcunun "Onur, gurur, LGBT" şeklinde slogan attığı, bazı yolcuların rahatsız olduğunu belirttiği, bazılarının ise alkışlarla destek verdiği görülüyor.
Olay anı ve sosyal medya yankıları
Videoda, slogan atan kişinin yanında bir grubun da olduğu, bir süre sonra diğer yolcuların tepki gösterdiği anlar yer alıyor. Bazı yolcuların "Çocuklar var" diyerek uyarıda bulunduğu, ancak sloganın devam ettiği kaydedildi. Görüntüler sosyal medyada kısa sürede yayılırken, kullanıcılar ikiye bölündü. Bir kısım ifade özgürlüğü çerçevesinde bu tür sloganların normal olduğunu savunurken, diğer kısım çocukların bulunduğu ortamda bu tür eylemlerin uygunsuz olduğunu belirtti. Olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Emniyet yetkilileri görüntüleri incelemeye aldı.
Toplu taşımada benzer olaylar
Marmaray'da daha önce de çeşitli protesto eylemleri yaşanmıştı. 2022 yılında bir grup, hayvan haklarına dikkat çekmek için vagonda slogan atmış, güvenlik görevlileri tarafından uyarılmıştı. Uzmanlar, toplu taşıma alanlarının ifade özgürlüğü için uygun yerler olduğunu ancak diğer yolcuların rahatsız edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda siyasi veya sosyal mesaj içeren eylemlerin hassasiyetle ele alınması gerektiği belirtiliyor. Son olay, toplu taşımada bireysel eylemlerin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
Türkiye'de LGBT hakları uzun süredir tartışma konusu. 2021 yılında İstanbul'da düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne izin verilmemiş, katılımcılar gözaltına alınmıştı. Bu bağlamda, toplu taşımada yaşanan bu tür olaylar, toplumdaki kutuplaşmayı da gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda nefret söylemi veya şiddet içermeyen ifadelerin suç teşkil etmediğini, ancak toplumun farklı kesimlerinin hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini belirtiyor.