Marmara Denizi'nde Adalar açıklarında dün (19 Ağustos 2026) peş peşe kaydedilen mikro depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, A Haber'de yaptığı açıklamada, bu küçük sarsıntıların 'ölü' olarak nitelendirilen Adalar Fayı'nın aslında 'diri' olduğunu gösterdiğini belirtti. Bektaş, fayın 'creep' adı verilen yavaş kayma hareketiyle enerji biriktirdiğini ve İstanbul için büyük deprem tehlikesinin devam ettiğini vurguladı.
Adalar Fayı'nda 'Creep' Hareketi ve Mikro Depremler
Son 24 saat içinde Marmara Denizi'nde, özellikle Adalar açıklarında büyüklükleri 1.5 ile 2.8 arasında değişen onlarca mikro deprem kaydedildi. Bu sarsıntılar, halk arasında endişe yaratırken, uzmanlar bu durumun normal karşılanması gerektiğini ancak ciddiye alınması gereken bir uyarı olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Bu mikro depremler, fayın kilitli olmadığını, aksine yavaş bir kayma (creep) içinde olduğunu gösteriyor. Bu hareket, fayın enerji biriktirmesine engel olmuyor; aksine biriktirdiği enerjiyi zaman zaman küçük sarsıntılarla boşaltıyor. Ancak bu, büyük depremin olmayacağı anlamına gelmiyor.' dedi.
İstanbul İçin Tehlike Büyük: 7 ve Üzeri Deprem Beklentisi
Adalar Fayı, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içindeki uzantısı olarak biliniyor ve İstanbul'a çok yakın konumda bulunuyor. 1999 Gölcük depreminden bu yana bölgede büyük bir deprem bekleniyor. Prof. Bektaş, 'Adalar Fayı'nın üretebileceği depremin büyüklüğü 7'nin üzerinde olabilir. Bu deprem, İstanbul'un güney ilçeleri başta olmak üzere tüm Marmara Bölgesi'ni etkileyebilir. Olası bir depremde can ve mal kaybının önlenmesi için kentsel dönüşümün hızlandırılması ve yapı stokunun güçlendirilmesi şart.' şeklinde konuştu.
Uzmanlar, mikro depremlerin sıklaşmasının ana depremin habercisi olup olmadığı konusunda temkinli. Ancak Prof. Bektaş, bu tür sarsıntıların fayın kırılma sürecinin bir parçası olabileceğine dikkat çekti: 'Creep hareketi, fayın alt ve üst katmanları arasındaki geçiş bölgesinde meydana gelir. Bu hareket, sismik boşluğun olduğu bölgelerde gerilim birikimini artırabilir. Dolayısıyla her an büyük bir deprem olabilir.'
Deprem Gerçeği ve Alınması Gereken Önlemler
Türkiye, deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak geçmişte büyük acılar yaşadı. 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler, 50 binden fazla can kaybına yol açtı. Bu acı deneyim, deprem gerçeğiyle yüzleşmenin önemini bir kez daha ortaya koydu. İstanbul gibi nüfusu yoğun bir metropolde olası bir deprem, yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle uzmanlar, bireysel ve kurumsal düzeyde hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.
Deprem anında doğru davranışların bilinmesi, acil durum çantalarının hazırlanması, binaların deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilmesi gibi konular hayati önem taşıyor. Ayrıca, yerel yönetimlerin afet planlarını güncellemesi ve halkı bilinçlendirmesi gerekiyor. Prof. Bektaş, 'Deprem öldürmez, bina öldürür' sözüne atıfta bulunarak, 'Öncelikle binalarımızı güvenli hale getirmeliyiz. Ardından toplumsal bilinç düzeyini artırmalıyız. Unutmayalım ki depremler doğal olaylardır, ancak doğru önlemlerle etkilerini en aza indirebiliriz.' dedi.
Bilimsel Değerlendirme
Marmara Denizi'ndeki sismik hareketlilik, bilim insanları tarafından yakından izleniyor. Mikro depremlerin artması, fayın kırılma sürecine girdiği şeklinde yorumlanabilir; ancak bu süreç yıllarca sürebilir. Bu nedenle panik yapmak yerine, bilimin ışığında hazırlıklı olmak gerekiyor. Adalar Fayı'nın 'creep' hareketi, fayın ne kadar aktif olduğunu gösteriyor ve bu durum, İstanbul'un deprem riskini sürekli kılıyor. Geçmişte yaşanan yıkıcı depremler, bölgenin ne kadar hassas olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda, hem devletin hem de bireylerin üzerine düşen görevler vardır. Kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması, kaçak yapıların önlenmesi ve afet yönetim sistemlerinin güçlendirilmesi, olası bir depremin etkilerini azaltmada kritik rol oynayacaktır. Unutulmamalıdır ki, doğa her an sürprizlerle doludur ve en iyi hazırlık, bilimsel verilere dayanarak yapılan plandır.