17 Ağustos 1999'da meydana gelen ve Türkiye'nin en büyük felaketlerinden biri olan Marmara Depremi'nin üzerinden tam 27 yıl geçti. 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 binden fazla kişi yaralandı. Bugün, deprem şehitleri için ülke genelinde dualar edilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yayımladığı mesajla acıları bir kez daha dile getirdi ve deprem gerçeğine dikkat çekti.
Acılar İlk Günkü Gibi Taze
Gölcük merkezli deprem, başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve Düzce olmak üzere tüm Marmara Bölgesi'nde yıkıma neden olmuştu. Binlerce bina yerle bir olurken, enkaz altında kalan vatandaşlar günlerce kurtarılmayı bekledi. O gün yaşanan kaos ve acı, 27 yıl sonra bile hafızalardaki tazeliğini koruyor. Deprem şehitleri için bugün birçok ilde anma törenleri düzenlendi; camilerde mevlid okutuldu, kabirler ziyaret edildi.
Kocaeli'nde depremin yaşandığı saat 03:02'de sirenler çaldı ve vatandaşlar saygı duruşunda bulundu. Valilik tarafından organize edilen programda konuşan yetkililer, deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmenin önemine vurgu yaptı. Benzer etkinlikler İstanbul başta olmak üzere depremden etkilenen illerde de yapıldı.
Erdoğan'dan Deprem Mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yayımladığı mesajında 17 Ağustos Depremi'nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Erdoğan, "Bir daha böyle bir acı yaşamamak için ülkemizi depreme hazırlamak hepimizin ortak görevidir. Şehirlerimizi ve yapı stokumuzu mutlaka yenilemeliyiz" ifadelerini kullandı. Mesajında, devlet olarak afet yönetimi konusunda önemli adımlar attıklarını belirten Erdoğan, AFAD ve diğer kurumların koordineli çalışmasıyla olası bir depremde can kaybının en aza indirilebileceğini söyledi.
Erdoğan ayrıca, deprem şehitlerinin anısına yapılacak anıt ve projelerin devam ettiğini, toplumsal bilincin artırılması için gereken her türlü çalışmanın yürütüldüğünü kaydetti.
Deprem Gerçeği ve Alınan Dersler
Marmara Depremi, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde beklenen büyük depreme karşı uyarılarını sürdürüyor. Son yıllarda yapılan kentsel dönüşüm projeleri, deprem yönetmeliklerine uygun bina üretimi ve afet farkındalık eğitimleri, alınan derslerin bir sonucu olarak öne çıkıyor.
Ancak uzmanlar, hâlâ risk altındaki yapıların bulunduğunu ve denetimlerin artırılması gerektiğini sık sık dile getiriyor. Deprem değil ama binaların öldürdüğü gerçeği, 27 yıl sonra bile acı bir hatırlatma olarak ortada.
Bugün yapılan anma törenlerinde hayatını kaybedenler için dualar okunurken, yaşayanların da deprem bilinciyle hareket etmesi temennisi dillendirildi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 17 Ağustos, yalnızca bir anma değil, aynı zamanda bir ders ve uyanış çağrısı olarak tarihe not düştü.
Deprem, Türkiye için kaçınılmaz bir doğa olayı ancak alınacak önlemlerle yıkıcı etkileri azaltmak mümkün. 27 yılın ardından hâlâ aynı acıları yaşamamak için toplumsal hafızanın canlı tutulması ve kurumların şeffaf bir şekilde denetlenmesi, geleceğe dair en önemli güvence olacaktır.