Marmara Denizi'nde su sıcaklığı, son 50 yılda 2,5 santigrat derece artış gösterdi. Bu ısınma, deniz canlılarının yaşam döngüsünden balık göçüne, oksijen seviyesinden müsilaj oluşumuna kadar pek çok faktörü doğrudan etkiliyor. İklim değişikliğinin tetiklediği bu sıcaklık artışı, Marmara ekosistemi için uzun vadeli tehditler oluşturuyor. Peki, bu tablonun sebepleri neler ve Marmara Denizi'ni gelecekte neler bekliyor?
Sıcaklık artışının nedenleri
Marmara Denizi'ndeki ısınmanın temel kaynağı küresel iklim değişikliği. Atmosfer sıcaklıklarındaki artış, deniz suyu sıcaklığını da yükseltiyor. Ayrıca, denize kıyısı olan şehirlerden gelen sanayi ve evsel atıklar, su sıcaklığını lokal olarak artırıyor. Özellikle yaz aylarında deniz yüzey sıcaklıkları 28-29 dereceye ulaşabiliyor. Bu durum, ekosistem dengesini bozarak bazı türlerin popülasyonunda azalmaya neden oluyor.
Balık göçü ve tür değişimleri
Su sıcaklığındaki artış, Marmara Denizi'ndeki balık popülasyonlarını doğrudan etkiliyor. Soğuk su seven hamsi, istavrit gibi türlerin kuzeye göç ettiği gözlemleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre son 10 yılda Marmara'da avlanan hamsi miktarı %40 azaldı. Bunun yerini palamut, lüfer gibi daha sıcak su seven türler alıyor. Bu değişim, balıkçıların avlanma stratejilerini değiştirmesine ve ekonomik kayıplara yol açıyor.
Oksijen seviyesi ve müsilaj riski
Isınan su, oksijen tutma kapasitesini azaltıyor. Marmara Denizi'nde yapılan araştırmalara göre, son 10 yılda denizdeki çözünmüş oksijen oranı %15 düştü. Bu durum, deniz canlıları için yaşam alanlarını daraltıyor. Ayrıca, sıcaklık artışı müsilaj (deniz salyası) oluşumunu tetikliyor. 2021 yılında yaşanan büyük müsilaj felaketi, deniz suyu sıcaklığının 1-2 derece artmasıyla daha sık görülebilir hale geldi. Uzmanlar, sıcaklık artışı devam ederse önümüzdeki yıllarda daha sık müsilaj patlamaları yaşanabileceğini belirtiyor.
Ekosistemin geleceği
Marmara Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında bir geçiş noktası olduğu için biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip. Sıcaklık artışı yanında kirlilik ve aşırı avlanma da ekosistemi tehdit ediyor. Deniz sıcaklığının 2030 yılına kadar 1-2 derece daha artması öngörülüyor. Bu durum, müsilaj krizinin yanı sıra istilacı türlerin çoğalmasına da neden olabilir. Marmara Denizi'nin korunması için atık arıtma tesislerinin kapasitesinin artırılması, balıkçılıkta sürdürülebilir politikaların uygulanması ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Marmara Denizi ekosistemi geri dönüşü olmayan bir noktaya gelebilir.