Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Marmara Denizi'nde yer alan belirli bir fay hattının 7'den büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Bölgede yapılan son jeodezik çalışmalar, söz konusu fay segmentinde enerji birikiminin kritik seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Marmara'da en riskli fay hattı
Prof. Dr. Kutoğlu, İstanbul ve çevresini tehdit eden Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içindeki kollarını incelediklerini, özellikle Kumburgaz fay segmentinin 7.2 ila 7.6 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini vurguladı. Uzun yıllardır sismik boşluk niteliği taşıyan bu bölgede, 1766'dan bu yana büyük bir deprem kaydedilmedi. Jeodezik ölçümler, fay hattında yılda 2-3 santimetre arasında bir kayma birikimi olduğunu, bunun da toplamda 4-5 metrelik bir enerji birikimine yol açtığını ortaya koyuyor.
Deprem hazırlığı ve alınması gereken önlemler
Uzmanlar, Marmara Bölgesi'nde 7'den büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu ve bu gerçeğe yönelik yapısal iyileştirmelerin bir an önce tamamlanması gerektiğini ifade ediyor. 1999 Gölcük depreminden sonra yürürlüğe giren deprem yönetmeliklerine rağmen, İstanbul'da birçok binanın riskli olduğu biliniyor. Yapı envanteri çalışmaları, kentteki yapıların yüzde 50'sinden fazlasının olası bir büyük depremde yıkılabileceğini gösteriyor. Ayrıca, ulaşım altyapısı ve enerji hatları gibi kritik tesislerin depreme dayanıklı hale getirilmesi, can kayıplarını azaltmak için hayati önem taşıyor.
Bilimsel çalışmalar ve gelecek öngörüleri
Prof. Dr. Kutoğlu, Marmara'daki fay hatlarının GPS ve InSAR yöntemleriyle sürekli izlendiğini, bu verilerin deprem tahmin modellerine girdiğini söyledi. Yapılan istatistiksel analizler, bölgede önümüzdeki 30 yıl içinde 7'den büyük bir deprem olma olasılığının yüzde 65 civarında olduğunu gösteriyor. Ancak bilim insanları, depremin ne zaman olacağını kesin olarak bilemediklerini, bu nedenle hazırlıklı olmanın en önemli adım olduğunu vurguluyor.
Marmara Bölgesi'ndeki deprem tehlikesi, yalnızca İstanbul'u değil, aynı zamanda Kocaeli, Yalova, Bursa ve Tekirdağ gibi çevre illeri de etkileyecek bir potansiyele sahip. Uzmanlar, deprem öncesinde alınacak önlemler ile deprem sonrası yapılacak müdahale planlarının bütüncül bir yaklaşımla hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, toplumun her kesimine yönelik deprem bilincinin artırılması, doğru davranış biçimlerinin öğretilmesi ve düzenli tatbikatlar yapılması, olası bir afette can kaybını minimize edecek faktörler arasında sayılıyor.