Marmara Denizi'nde son günlerde meydana gelen 30'dan fazla küçük ölçekli sarsıntı, bölge halkında tedirginlik yarattı. Deprem fırtınası olarak nitelendirilen bu hareketlilik, uzmanların dikkatini yeniden Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara segmentine çevirdi. Deprem bilimci Prof. Dr. Süleyman Pampal, Hürriyet.com.tr'ye yaptığı özel açıklamada, bu küçük depremlerin büyük depremin habercisi olup olmadığına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Pampal, 'Fay ölü değil, aktif!' diyerek, bölgedeki sismik riskin ciddiyetini vurguladı.
Küçük Sarsıntılar Ne Anlama Geliyor?
Prof. Dr. Pampal, Marmara Denizi'nde yaşanan bu sarsıntıların genellikle 2 ila 4 büyüklüğü arasında olduğunu belirterek, bu tür küçük depremlerin fay hattındaki stres birikimini boşalttığını ifade etti. Ancak bu durumun her zaman olumlu bir işaret olmadığını, aksine fayın ne kadar diri olduğunu gösterdiğini söyledi. Pampal, 'Bu depremler, fayın kilitli bölümlerinde stresin arttığını gösteriyor. Yani fay hareket etmeye devam ediyor ve enerji biriktiriyor. Bu da ileride daha büyük bir depremin habercisi olabilir.' dedi.
Bölgedeki son deprem aktivitesi, özellikle Adalar ve Silivri açıklarında yoğunlaştı. 1-2 Eylül 2024 tarihlerinde kaydedilen sarsıntılar, yer altındaki fay hatlarının ne kadar aktif olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Pampal, bu depremlerin yüzeye yakın olmasının, sismik veriler işlendiğinde aslında fayın tam kırılmamış bölümlerinin işaretleri olduğunu ifade etti.
Ne Kadarlık Alan Kırıldı?
Uzmanlar, son depremlerin büyüklüğünün sınırlı olduğunu, ancak kırılan alanın da sınırlı kaldığını belirtiyor. Prof. Dr. Pampal, 'Marmara Denizi'ndeki fay dislokasyonları incelendiğinde, son depremlerle kırılan alanın sadece birkaç kilometrekare olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak asıl tehlike, 1912 Mürefte ve 1999 İzmit depremlerinden bu yana kırılmamış olan segmentte. Bu segment, toplamda 150-200 kilometrelik bir uzunluğa sahip ve ciddi bir enerji birikimi söz konusu.' şeklinde konuştu.
Pampal'a göre, Marmara'da beklenen 7'den büyük bir depremin oluşturacağı yıkımın boyutuna dikkat çekmek gerek. Yapılan modellemelere göre, böyle bir depremde 100 kilometre uzunluğa kadar fay hattı kırılabilir ve bu da özellikle İstanbul olmak üzere çevresindeki illeri doğrudan etkiler.
Uzmanların Ortak Görüşü: Planlı Olun
Deprem bilimciler, Marmara'da her an büyük bir depremin yaşanabileceği konusunda hemfikir. Küçük sarsıntıların büyük depremin habercisi olup olmadığına yönelik tartışmalar sürse de, uzmanlar her durumda hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çiziyor. Prof. Dr. Pampal, 'Bu küçük depremler büyük depremin habercisi olabilir ya da olmayabilir. Ancak şu bir gerçek ki Marmara'da her an 7 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor. Bu nedenle binaların deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilmesi, acil durum planlarının hazırlanması hayati önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.
Deprem uzmanları, halkın küçük sarsıntılara alışıp rehavete kapılmaması konusunda uyarılarda bulunuyor. Pampal, 'Unutmayalım ki depremde öldürmeyen değil, ihmal öldürüyor. Bu sarsıntıları birer uyarı olarak görmeli ve gerekli tedbirleri almalıyız.' diyerek sözlerini tamamladı.
Bu son hareketlilikler, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatırken, bilim insanlarının ve yetkililerin depremle mücadelede daha kararlı adımlar atması gerektiğini gözler önüne seriyor.