Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen 3.9 büyüklüğündeki deprem, bölgede kısa süreli paniğe neden oldu. Depremin ardından açıklama yapan deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Marmara Bölgesi'nde stres birikiminin arttığını belirterek büyük depremin kuzey kolda beklendiğini söyledi.
Depremin detayları ve uzman değerlendirmesi
Kandilli Rasathanesi verilerine göre saat 21.34'te merkez üssü Ayvacık olan sarsıntı yerin 12 kilometre derinliğinde kaydedildi. Deprem, Çanakkale merkez ve ilçelerinin yanı sıra Balıkesir'in bazı bölgelerinde de hissedildi. Prof. Dr. Görür, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, "Marmara Bölgesi'nde gerilme devam ediyor. Biga Yarımadası'ndaki bu küçük depremler, ana koldaki gerilimi işaret ediyor. Biz büyük depremi tez zamanda kuzey kolda bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Marmara'daki sismik hareketlilik
Son aylarda Marmara Denizi ve çevresinde artan deprem aktivitesi dikkat çekiyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolu olarak adlandırılan bölge, Marmara Denizi altından geçiyor ve İstanbul'u da etkileme potansiyeli taşıyor. Prof. Dr. Görür, daha önce yaptığı açıklamalarda da büyük depremin 7'nin üzerinde olabileceğini ve Marmara'nın her iki yakasının da ciddi risk altında olduğunu vurgulamıştı.
- Uzmanlar, Marmara Bölgesi'nde 1999 depreminden bu yana biriken enerjinin büyük bir sarsıntıyla boşalması gerektiğini belirtiyor.
- Deprem bilimciler, bölgede inşa edilen yapıların depreme dayanıklılığının artırılması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor.
Ayvacık depremi, herhangi bir can veya mal kaybına yol açmazken, bölge halkında tedirginlik yarattı. Yetkililer, vatandaşları deprem anında yapılması gerekenler konusunda bilgilendirmeye devam ediyor.
Türkiye'nin deprem gerçeği
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli yaşanan büyük depremler, Türkiye'nin deprem kuşağında olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bilim insanları, Marmara Bölgesi'nde beklenen depremin İstanbul başta olmak üzere milyonlarca insanı etkileyeceğini öngörüyor. Prof. Dr. Görür'ün uyarıları, bu gerçeğin altını çizerken, alınması gereken önlemlerin önemine dikkat çekiyor. Deprem bilinci ve yapı denetiminin yanı sıra, acil durum planlarının güncellenmesi gerektiği belirtiliyor. Türkiye, afet yönetimi konusunda attığı adımları hızlandırmalı ve toplumun her kesimini bu konuda bilinçlendirmelidir.