Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), market raflarında bulunan yüzlerce üründe kullanılan "detoks" ve "detox" ifadelerinin sağlık beyanı niteliğinde olduğuna hükmetti. Alınan karar doğrultusunda, bu ifadeleri taşıyan ürünlerin piyasadan toplatılmasına başlanacak. Karar, gıda takviyelerinden içeceklere, kozmetikten temizlik ürünlerine kadar geniş bir yelpazeyi etkiliyor. TİTCK, tüketicileri yanıltıcı ve bilimsel dayanağı olmayan bu tür ifadelerin kullanımının sağlık riski oluşturduğunu belirtti.
Detoks ifadesi neden yasaklandı?
TİTCK'nın yaptığı değerlendirmede, "detoks" ve "detox" kelimelerinin vücudu toksinlerden arındırma gibi tıbbi bir etki vaat ettiği, oysa bu iddianın bilimsel olarak kanıtlanmadığı vurgulandı. Kurum, bu tür ifadelerin gıda ve kozmetik ürünlerinde kullanılmasının 5996 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğunu ifade etti. Karar kapsamında, ürünlerin etiket, ambalaj ve tanıtım materyallerinde bu ifadelere yer verilemeyecek. Aksi takdirde idari para cezası ve ürün toplatma gibi yaptırımlar uygulanacak.
Hangi ürünler etkilenecek?
Yasak, özellikle şu ürün gruplarını kapsıyor:
- Gıda takviyeleri (detoks çayı, kür gibi)
- İçecekler (detoks suyu, smoothie)
- Kozmetik ürünler (detoks maskesi, krem)
- Temizlik ürünleri (detoks spreyi)
Marketlerde ve online satış platformlarında bu ifadeleri taşıyan ürünlerin 90 gün içinde piyasadan çekilmesi gerekiyor. TİTCK, üretici ve ithalatçıları bu sürede ürün etiketlerini değiştirmeye çağırdı.
Uzmanlardan uyarı
Diyetisyenler ve gıda mühendisleri, "detoks" kavramının tüketicilerde yanlış algıya yol açtığını belirtiyor. Vücudun doğal detoks mekanizması olduğunu hatırlatan uzmanlar, piyasadaki ürünlerin çoğunun bu iddiayı destekleyecek bilimsel veriye sahip olmadığını vurguluyor. Tüketici dernekleri ise kararı olumlu karşılayarak, benzer yanıltıcı ifadelerin de denetlenmesini talep ediyor.
Bağımsız değerlendirme
Bu karar, Türkiye'de tüketici sağlığını korumaya yönelik atılmış önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak uygulamanın takibi ve denetimlerin sürekliliği kritik önem taşıyor. Avrupa Birliği'nde de benzer düzenlemeler bulunurken, Türkiye'nin bu konuda attığı adım, AB uyum süreciyle de örtüşüyor. Tüketicilerin bilinçlenmesi ve doğru bilgiye erişimi için bu tür adımların artması bekleniyor.