Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile Ahbap Derneği arasında 2022 yılında imzalanan "Bilim ve Sanat Kampüsü" protokolü, belediyeye yönelik 154 milyon 453 bin 221 lira zarar tespit edilen konser yolsuzluğu operasyonundan sadece 17 gün sonra iptal edildi. Üç yıl boyunca yürürlükte kalan protokolün, operasyonun ardından hızla sonlandırılması dikkat çekti.
Protokolün ayrıntıları
ABB ile ünlü sanatçı Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap Derneği arasında 2022'de imzalanan protokol, Çankaya'da 27 dönümlük bir alanda bilim ve sanat kampüsü kurulmasını öngörüyordu. Protokol kapsamında belediye, arazi tahsisi ve altyapı desteği sağlarken, dernek de kampüsün inşaat ve işletmesini üstleniyordu. Ancak projenin finansal detayları ve ihale süreci, başından beri kamuoyunda soru işaretleri yaratmıştı.
Konser yolsuzluğu operasyonu
Geçtiğimiz ay, ABB'ye yönelik bir yolsuzluk operasyonunda, belediyenin düzenlediği konserlerde 154 milyon 453 bin 221 lira zarar oluştuğu tespit edildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan bazı belediye yetkilileri, usulsüz ihale ve fahiş fiyatlandırma ile suçlanıyor. Operasyonun ardından ABB, Ahbap Derneği ile olan protokolü 17 gün içinde feshetti.
Zamanlama soru işareti
Protokolün iptal edilmesi, operasyonla bağlantılı olup olmadığı sorusunu akıllara getirdi. Uzmanlar, üç yıl boyunca hiçbir sorun yaşanmayan bir anlaşmanın, yolsuzluk operasyonunun hemen ardından feshedilmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. Muhalefet partileri, bu durumun belediye ile dernek arasında daha önce bilinmeyen bir ilişkiye işaret ettiğini öne sürüyor.
Tarafların açıklamaları
ABB yetkilileri, protokolün karşılıklı anlaşma ile feshedildiğini ve operasyonla ilgisinin bulunmadığını savunurken, Ahbap Derneği'nden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Haluk Levent, sosyal medya hesabından konuyla ilgili kısa bir paylaşım yaparak "Kampüs projesi beklendiği gibi ilerlemedi, bu nedenle protokolü sonlandırdık" dedi. Ancak iptalin operasyon sonrasına denk gelmesi, açıklamanın yetersiz olduğu yorumlarına neden oldu.
Gelişmeler, kamu yararına çalışan sivil toplum kuruluşları ile belediyeler arasındaki protokollerin şeffaflığı konusunu yeniden gündeme taşıdı. Bağımsız denetçiler, benzer anlaşmaların daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor.