Manisa'nın verimli ovalarında, kurutulmak üzere sergilere serilen Sultaniye cinsi çekirdeksiz üzümler, hem hırsızlara hem de yabani hayvanlara karşı tüfekli nöbetle korunuyor. Üreticiler, sabahın erken saatlerinden itibaren bağlarda devriye geziyor ve silahlı bekçilik yapıyor. Bu durum, bölgede son yıllarda artan üzüm hırsızlığı olayları ve yaban domuzu, kuş gibi hayvanların verdiği zararlar nedeniyle ortaya çıktı.
Üretici Zor Durumda: Tüfekle Nöbet Tutuyorlar
Manisa'nın Salihli, Alaşehir, Sarıgöl gibi ilçelerinde bağcılıkla geçimini sağlayan çiftçiler, hasat sonrası üzümlerini kurutmak için açık alanlara seriyor. Ancak bu süreçte ürünler ciddi risklerle karşı karşıya. Hırsızlar, özellikle gece saatlerinde sergilere gelerek üzüm çalıyor. Bunun yanı sıra yaban domuzları, tilkiler ve kuşlar da üzümlere zarar veriyor. Çiftçiler, bu tehditlere karşı çareyi tüfekle nöbet tutmakta buluyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaya giden üreticiler, gece boyunca da dönüşümlü olarak bekçilik yapıyor.
Bölgede üzüm üreticiliği yapan Mehmet Yılmaz, "Geçen yıl 10 dönümlük üzümümün yarısını hırsızlara kaptırdım. Bu yıl tüfekle nöbet tutuyoruz. Ailece sabaha kadar uyumuyoruz. Devletin bize daha fazla güvenlik sağlaması lazım" dedi. Yılmaz, yaban hayvanlarının da ciddi zarar verdiğini belirterek, "Domuz sürüsü bir gecede yüzlerce kilo üzümü çiğniyor. Çareyi ses bombası ve tüfekle korkutmada buluyoruz" diye konuştu.
Hırsızlık ve Yaban Hayvanı Zararı Alarm Veriyor
Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri, son yıllarda üzüm hırsızlığı şikayetlerinde artış olduğunu doğruluyor. 2023 yılında bölgede 150'den fazla hırsızlık vakası kaydedildi. Yaban hayvanı zararı ise boyutları itibarıyla daha büyük. Özellikle yaban domuzu popülasyonundaki artış, üzüm bağlarını tehdit ediyor. Çiftçiler, avlanma izni ve tuzak kurma konusunda yasal engellerle karşılaştıklarını söylüyor. Birçok üretici, tüfek ruhsatı almak için başvuruda bulunmuş durumda.
Uzmanlar, bu sorunun sadece bireysel önlemlerle çözülemeyeceğini vurguluyor. Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı Dr. Ayşe Kaya, "Üreticilerin haklı endişeleri var. Ancak tüfekle nöbet tutmak hem tehlikeli hem de sürdürülebilir değil. Bölgede elektrikli çit sistemleri, ses ve ışık düzenekleri teşvik edilmeli. Ayrıca jandarma devriyeleri artırılmalı" ifadelerini kullandı.
Devlet Destekli Koruma Yöntemleri Gündemde
Manisa Valiliği ve İl Tarım Müdürlüğü, üreticilerin mağduriyetini gidermek için çeşitli projeler üzerinde çalışıyor. Geçtiğimiz ay yapılan toplantıda, üzüm kurutma alanlarının güvenliği için jandarma ve bekçi sayısının artırılması kararlaştırıldı. Ayrıca çiftçilere yönelik "Akıllı Tarım ve Güvenlik" eğitim programları başlatılacak. Ancak üreticiler, somut adımların bir an önce atılmasını bekliyor.
Sultaniye cinsi çekirdeksiz üzüm, Türkiye'nin en önemli ihraç ürünlerinden biri. Manisa, ülke üzüm üretiminin yaklaşık %80'ini karşılıyor. Bu nedenle yaşanan güvenlik sorunları, sadece bölge ekonomisini değil, ülke ihracatını da olumsuz etkiliyor. Üreticiler, hasat döneminde yaşadıkları bu sıkıntıların çözülmesi halinde daha kaliteli ve bol ürün elde edeceklerini belirtiyor.
Öte yandan, tüfekle nöbet tutan çiftçilerin sayısı her geçen gün artıyor. Kimi üreticiler, gece boyunca traktörlerinin farlarını yakarak üzüm sergilerini aydınlatıyor. Kimileri ise köpeklerle birlikte devriye geziyor. Mahalle muhtarları, köylerde güvenlik toplantıları düzenleyerek çözüm arıyor. Manisa'nın üzümüyle ünlü ovalarında, bu yıl hasat dönemi adeta bir güvenlik operasyonuna dönüşmüş durumda.
Bağcılıkta Gelecek Endişesi
Bu sorunların uzun vadede bağcılığı tehdit ettiğini belirten üreticiler, gençlerin tarımdan uzaklaşmasından da şikayetçi. Tüfekle nöbet tutmanın bir yaşam biçimi haline gelmesi, bölgede huzursuzluğa yol açıyor. Çözüm için devlet destekli sigorta sistemleri, hırsızlığa karşı caydırıcı cezalar ve yaban hayvanı popülasyonunun kontrolü gibi adımlar öneriliyor. Manisa'nın bereketli topraklarında üzümün korunması, sadece çiftçinin değil, tüm ülkenin ortak sorunu olarak görülmeli.