Adalet Bakanı Akın Gürlek, Manisa'da 2010 yılında meydana gelen faili meçhul bir bebek ölümünün, Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı verileri sayesinde 16 yıl sonra aydınlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, adli tıp ve sağlık birimlerinin ortak çalışması sonucu bebeğin kimliğinin tespit edildiğini ve olayın faillerinin yakalandığını belirtti. Bu gelişme, Türkiye'de bebek ölümleriyle mücadelede veri tabanlarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Topuk kanı verileri nasıl kullanıldı?
2010 yılında Manisa'nın kırsal bir bölgesinde bulunan bebek cesedi, o dönemde yapılan tüm araştırmalara rağmen kimliği belirlenemeyerek faili meçhul dosyalar arasında yerini almıştı. Ancak Sağlık Bakanlığı, ulusal yenidoğan tarama programı kapsamında toplanan topuk kanı örneklerini adli makamlarla paylaştı. Yapılan çapraz sorgulamada, bebeğe ait kan örneğiyle eşleşen bir kayıt bulundu ve bu sayede bebeğin ailesine ulaşıldı. Adli tıp uzmanları, topuk kanı örneklerinin parmak izi gibi benzersiz olduğunu ve uzun yıllar saklanabildiğini ifade ediyor.
Olayın perde arkası
Bebek ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında, bebeğin ailesinin ifadesine başvuruldu. Ailenin, bebeğin ölümünden haberleri olmadığı ve onu kaybettikten sonra polise başvurdukları öğrenildi. Ancak 2010 yılında kayıp başvurusu yapılmış olmasına rağmen, bebeğin cesedi teşhis edilememişti. Topuk kanı verileri sayesinde aile, 16 yıl sonra acı gerçekle yüzleşti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, bebeğin ölümünde ihmali olduğu gerekçesiyle adliyeye sevk edildi.
Bebek ölümlerinde veri tabanının önemi
Türkiye'de her yıl yüzlerce bebek ölümü meydana gelirken, birçoğu faili meçhul kalabiliyor. Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı veri tabanı, yenidoğan bebeklerin genetik hastalıklarının taranması amacıyla oluşturulmuş olsa da, adli vakalarda da kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, bu tür veri tabanlarının suç soruşturmalarında daha etkin kullanılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, bebek ölümlerinin önlenmesi için ailelere yönelik eğitim programlarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Adalet Bakanlığı, benzer vakaların çözümü için Sağlık Bakanlığı ile iş birliğini sürdüreceğini açıkladı.
Manisa'daki bu vaka, teknolojinin adalet sistemine katkısını bir kez daha gösterirken, 16 yıl sonra bile olsa bir ailenin acısına merhem olmayı başardı. Topuk kanı verilerinin bu tür olaylarda kullanılması, adaletin tecellisi için umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.