Manisa'da afet kaynaklı can ve mal kayıplarını en aza indirmek amacıyla 2027-2031 yıllarını kapsayacak yeni İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) için çalışmalar resmen başladı. AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı, Manisa'nın deprem başta olmak üzere sel, heyelan ve yangın gibi afetlere karşı dirençli hale getirilmesi için hazırlanacak planın önemine dikkat çekti. Pıhtılı, hızlı kentleşme ve yanlış arazi kullanımının riskleri büyüttüğünü vurgulayarak, vatandaşların da bu sürece katkı sağlaması gerektiğini ifade etti.
İRAP Nedir ve Neden Önemlidir?
İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP), afetlerin etkilerini en aza indirmek için il bazında yapılan kapsamlı bir strateji planıdır. Bu plan; afet öncesi hazırlık, risklerin belirlenmesi, önleyici tedbirlerin alınması ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gibi unsurları içerir. Manisa'da 2022-2026 dönemini kapsayan önceki İRAP süreci tamamlanmış olup, elde edilen deneyimler ve güncel risk analizleri doğrultusunda yeni plan hazırlanıyor. AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonunda; valilik, belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştaylar ve saha analizleriyle plan oluşturulacak.
Hızlı Kentleşme Riskleri Artırıyor
Osman Pıhtılı, yaptığı açıklamada Manisa'da özellikle son yıllarda yaşanan hızlı kentleşmenin ve plansız yapılaşmanın afet risklerini ciddi şekilde artırdığını belirtti. Pıhtılı, "Manisa, deprem kuşağında yer alan bir il. Ayrıca iklim değişikliği nedeniyle sel ve yangın riskleri de artıyor. Yanlış arazi kullanımı, dere yataklarına yapılan yerleşmeler ve zemin etütleri yapılmadan inşa edilen binalar, olası bir afette can kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle İRAP ile riskleri en aza indirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Pıhtılı, yeni İRAP'ın 2027-2031 dönemini kapsayacağını ve 5 yıllık bir süreç öngörüldüğünü kaydetti. Planlama sürecinde; öncelikle mevcut risk haritalarının güncelleneceğini, yapı stokunun envanter çıkarılacağını, acil müdahale noktalarının belirleneceğini ve halkın bilinçlendirilmesi için eğitim faaliyetlerinin artırılacağını söyledi. Ayrıca, afet sonrası iyileştirme çalışmalarını da içeren kapsamlı bir yol haritası oluşturulacağını ifade etti.
Vatandaşların Katılımı Kritik
İRAP sürecinin başarısı için vatandaşların da aktif katılımının önemine değinen Pıhtılı, "Afet risklerini azaltmak sadece kamu kurumlarının görevi değil. Her bireyin, ailesinin ve iş yerinin risklere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Bu kapsamda vatandaşlarımızdan, yaşadıkları binaların güvenliği konusunda dikkatli olmalarını, belediyelerden gerekli denetim ve bilgilendirme faaliyetlerini takip etmelerini istiyoruz. Ayrıca, evlerinde temel afet çantası bulundurmaları ve acil durum planları yapmaları büyük önem taşıyor" dedi.
AFAD İl Müdürlüğü, planlama sürecinde halkın görüşlerini almak üzere anketler ve toplantılar düzenleyecek. Ayrıca, mahalle muhtarları ve gönüllü kuruluşlarla iş birliği yapılarak sahada bilgi toplanacak. Planın hazırlanması için gelecek iki yıl boyunca çeşitli çalışmalar yapılacağı, ardından 2026 sonunda planın tamamlanarak 2027'de uygulanmaya başlanacağı öğrenildi.
Manisa'nın coğrafi yapısı, jeolojik özellikleri ve tarihsel afet geçmişi göz önünde bulundurulduğunda, İRAP'ın önemi bir kat daha artıyor. Bölgede geçmişte yaşanan depremler ve son yıllarda etkili olan ani seller, hazırlıkların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu plan, sadece fiziksel önlemleri değil, aynı zamanda toplumsal farkındalığı ve kurumsal kapasiteyi de güçlendirecek şekilde tasarlanıyor.
Uzmanlar, İRAP'ın başarılı olabilmesi için yalnızca yapısal önlemlerin yeterli olmadığını, risk odaklı şehir planlaması, imar mevzuatının sıkılaştırılması ve denetimlerin etkin şekilde yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, afet sigortasının yaygınlaştırılması ve sigortalılık oranının artırılması da afetlerin ekonomik etkilerini azaltmak açısından büyük önem arz ediyor. Manisa'da bu kapsamda atılacak adımlar, diğer illere de örnek teşkil edebilir.