İstanbul Maltepe'de meydana gelen bina çökmesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybetmesi, kentsel dönüşümün hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. Olay, CHP ve Yeni Parti'nin ortak yönetimindeki ilçelerde kentsel dönüşüm projelerinin çeşitli davalarla engellendiği gerçeğini gündeme getirdi. TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın 4 ilçede açtığı 13 dava ve eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kentsel dönüşüm sicili, tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Kentsel Dönüşümde Hukuki Engeller
Maltepe'deki çöküş, sadece bir bina faciası değil, aynı zamanda kentsel dönüşümün önündeki hukuki ve siyasi engellerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın 4 ilçede açtığı 13 dava, dönüşüm projelerini yavaşlatırken, CHP ve Yeni Parti'nin yönettiği belediyelerde dönüşüme karşı direnç gösterildiği iddia ediliyor. Özellikle Maltepe, Kartal, Ataşehir ve Kadıköy gibi ilçelerde planlanan projeler, çeşitli gerekçelerle mahkemeye taşınarak durduruldu.
Uzmanlar, kentsel dönüşümün sadece fiziksel bir yenileme değil, aynı zamanda can güvenliği meselesi olduğunu vurguluyor. Ancak siyasi çekişmeler ve bürokratik engeller, riskli yapıların dönüştürülmesini geciktiriyor. Maltepe'deki olayda hayatını kaybeden 5 kişi, bu gecikmenin acı bir sonucu olarak görülüyor.
İmamoğlu'nun Kentsel Dönüşüm Sicili
Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde kentsel dönüşüm projelerine yönelik tutum, eleştirilerin odağında. İmamoğlu'nun görev süresi boyunca, riskli yapıların dönüşümü için ayrılan kaynakların yetersiz kaldığı ve projelerin siyasi öncelikler doğrultusunda şekillendirildiği öne sürülüyor. Özellikle CHP'li belediyelerde, merkezi hükümetle yaşanan gerilim, dönüşüm süreçlerini olumsuz etkiledi.
İmamoğlu'nun kentsel dönüşüm konusundaki sicili, 2019-2024 yılları arasında İBB'nin dönüşüm projelerine yaklaşımıyla şekillendi. Bu dönemde, bazı projeler hızlandırılırken, bazıları ise çeşitli davalar ve itirazlar nedeniyle akamete uğradı. Maltepe'deki çöküş, bu sicilin bir sonucu olarak yorumlanıyor.
43 Dava ve Takoz Siyaseti
CHP ve Yeni Parti'nin ortaklığındaki belediyelerde, kentsel dönüşüme karşı açılan 43 dava, "takoz siyaseti" olarak nitelendiriliyor. Bu davaların çoğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın onayladığı projelere karşı açılmış durumda. Belediyelerin, merkezi hükümetin projelerini engellemek için hukuki yollara başvurduğu, bunun da dönüşümü yavaşlattığı belirtiliyor.
Özellikle Maltepe, Kartal, Ataşehir ve Kadıköy'de açılan davalar, bölgedeki riskli yapıların dönüşümünü geciktirdi. TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın açtığı davalar, genellikle plan notlarına ve imar değişikliklerine itirazları içeriyor. Ancak bu davaların sonuçları, can güvenliğini tehlikeye atacak boyutlara ulaşabiliyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Maltepe'deki çöküş, kentsel dönüşümün siyaset üstü bir mesele olduğunu gösteriyor. Ancak CHP ve Yeni Parti'nin takoz siyaseti, dönüşümü ideolojik bir tartışmaya dönüştürerek can kayıplarına zemin hazırlıyor. İmamoğlu'nun kentsel dönüşüm sicili ve açılan 43 dava, bu siyasetin somut bir yansıması olarak önümüzde duruyor. Kentsel dönüşümün önündeki engellerin kaldırılması, sadece bir imar meselesi değil, aynı zamanda yaşam hakkı meselesidir. Yetkililerin, siyasi çekişmeleri bir kenara bırakarak, vatandaşların can güvenliğini öncelemesi gerekiyor.