İstanbul Maltepe'de meydana gelen bina çökmesi, beş kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Olay, kentsel dönüşümün aciliyetini bir kez daha gözler önüne sererken, CHP ve Yeni Parti'nin oluşturduğu siyasi ittifakın dönüşüm projelerini nasıl engellediği tartışmalarını alevlendirdi. Çöken bina, 1999 deprem yönetmeliğine uygun olmayan eski yapılardan biriydi ve dönüşüm kapsamına alınmamıştı.
Olayın Ayrıntıları ve Kayıplar
Maltepe, Altayçeşme Mahallesi'nde bulunan 5 katlı bina, henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda 5 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 2 kişi de yaralı olarak kurtarıldı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. İlk incelemeler, binanın taşıyıcı kolonlarında ciddi hasar olduğunu ve zeminin yeterince sağlam olmadığını ortaya koydu. Bina sakinlerinden bazıları, yapının yıllardır bakımsız kaldığını ve defalarca dönüşüm için başvuru yapılmasına rağmen sonuç alınamadığını belirtti.
Kentsel Dönüşümde Siyasi Barikat
Maltepe'deki bu elim olay, kentsel dönüşümün önündeki en büyük engelin teknik yetersizlikler değil, siyasi çıkar çatışmaları olduğunu bir kez daha gösterdi. CHP ve Yeni Parti'nin yerel yönetimlerde oluşturduğu ortaklık, dönüşüm projelerini sistematik olarak yavaşlatıyor. Özellikle 2019 yerel seçimlerinden bu yana, Maltepe ve çevresinde birçok riskli yapı için hazırlanan dönüşüm planları, meclis komisyonlarında bekletiliyor veya çeşitli gerekçelerle reddediliyor. Uzmanlar, bu siyasi tıkanıklığın deprem gerçeğiyle yüz yüze olan İstanbul için hayati risk taşıdığını vurguluyor. İstanbul'un yapı stokunun yaklaşık %60'ı 2000 yılı öncesi inşa edilmiş durumda ve olası bir büyük depremde ciddi can kayıpları öngörülüyor.
Dönüşümün Önemi ve Çözüm Önerileri
Kentsel dönüşüm, sadece binaların yenilenmesi değil, aynı zamanda güvenli bir yaşam alanı oluşturulması anlamına geliyor. Ancak mevcut siyasi atmosferde, dönüşüm projeleri partizan bir yaklaşımla ele alınıyor. CHP ve Yeni Parti'nin 'takoz siyaseti' olarak nitelendirilen tutumu, vatandaşın can güvenliğini riske atıyor. Çözüm için öncelikle yerel yönetimlerin, merkezi hükümetle iş birliği yapması ve dönüşümün teknik gerekliliklerinin siyaset üstü bir zeminde tartışılması gerekiyor. Ayrıca, dönüşüm süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve vatandaşların bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor. Maltepe'de yaşanan bu acı olay, siyasi hesaplaşmaların bedelinin canlarla ödendiğini gösteriyor. Yetkililerin bir an önce harekete geçerek riskli yapıların dönüşümünü hızlandırması gerekiyor.