Malatya'da yaşayan 59 yaşındaki Yusuf Saraç, okuma yazması olmamasını fırsat bilen amcasının 'elektrik aboneliği' yalanıyla imzalattığı belgeler sonucu, evinin de bulunduğu 44 dönümlük ortak arazisini kaybetti. Yaklaşık 2 ay önce evlerinden çıkarılan 6 kişilik Saraç ailesi, şimdi bir komşunun bahçesindeki konteynırda yaşam mücadelesi veriyor.
Mağduriyetin Başlangıcı
Yusuf Saraç'ın anlattığına göre, amcası Hüseyin Saraç, birkaç yıl önce kendisine 'Elektrik aboneliği için bazı belgelere imza atman gerekiyor' diyerek evine gelmiş. Okuma yazması olmayan Saraç, amcasının getirdiği kağıtlara imza atmış. Ancak bu belgeler, aslında ortak arazinin amca adına tapu devri için kullanılmış.
Saraç, 'Ben okuma yazma bilmiyorum, amcama güvendim. Elektrik aboneliği için imza attığımı sandım. Meğer arazimi elimden alıyormuş. Şimdi hem evimden hem de geçim kaynağım olan topraklarımdan oldum' dedi.
2 Ay Önce Evden Çıkarıldılar
Aile, yaklaşık 2 ay önce mahkeme kararıyla evlerinden tahliye edildi. 6 kişilik aile, zorunlu olarak bir komşunun bahçesine kurdukları konteynırda yaşamaya başladı. Saraç ailesi, hem hukuki mücadele başlattıklarını hem de amcalarından şikayetçi olduklarını belirtti.
Yusuf Saraç'ın eşi Ayşe Saraç, 'Çocuklarımızla ortada kaldık. Kış günü konteynırda yaşamaya çalışıyoruz. Amcamızın bu yaptığı hiç insani değil. Hakkımızı helal etmiyoruz' diye konuştu.
Hukuki Süreç Başladı
Saraç ailesinin avukatı, dilekçe ile savcılığa başvurduklarını ve dolandırıcılık suçlamasıyla Hüseyin Saraç hakkında soruşturma başlatıldığını söyledi. Avukat, 'Müvekkilim okuma yazma bilmiyor ve bu durum istismar edilmiş. Amca, güven ilişkisini kullanarak tapu devrini gerçekleştirmiş. Hukuki olarak bu işlemin iptali için dava açtık. Sürecin takipçisi olacağız' ifadelerini kullandı.
Benzer Olaylara Dikkat Çekti
Malatya Barosu'na bağlı avukatlardan Ferhat Yılmaz, bu tür olayların özellikle kırsal kesimde okuma yazma bilmeyen vatandaşların başına sıkça geldiğini belirterek, 'Vatandaşlarımız, noter veya resmi kurumlardan gelen evrakları imzalamadan önce mutlaka bir avukata danışmalı. Okuma yazma bilmeyenler için resmi işlemlerde şahit bulundurma zorunluluğu var. Bu kurala uyulmamış' dedi.
Toplumsal Farkındalık Şart
Bu yaşanan olay, toplumda güven ilişkilerinin nasıl suistimal edilebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve eğitim düzeyi düşük bireyler, yasal haklarını yeterince bilmedikleri için bu tür dolandırıcılıklara açık hale geliyor. Devletin ve sivil toplum kuruluşlarının, bu kesimlere yönelik hukuk okuryazarlığını artırıcı çalışmalar yapması büyük önem taşıyor. Yusuf Saraç'ın yaşadığı mağduriyet, aslında sistemdeki bir açığın da göstergesi: Okuma yazma bilmeyenlerin resmi işlemlerde korunması için daha sıkı denetimlerin yapılması gerekiyor. Saraç ailesinin hukuk mücadelesi, sadece kendi haklarını değil, benzer durumda olan binlerce kişi için de örnek teşkil edebilir.