Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesine bağlı Yarbaşı köyünde, mahalle statüsüne geçiş için yapılan oylamada beklenmedik bir sonuç çıktı. Köy halkının büyük çoğunluğu, 'hayır' oyu kullanarak mevcut statülerini korumayı tercih etti. Köylüler, olası yeni yükümlülüklerin kendilerine ek sorumluluk getireceği endişesiyle bu kararı aldı.
Oylama süreci ve sonuçları
Yarbaşı köyü muhtarlığı tarafından organize edilen oylamaya 340 kişi katıldı. Oyların 210'u 'hayır', 130'u 'evet' yönünde kullanıldı. Katılım oranının yüksek olduğu oylamada, kararın ardından köy sakinleri kararlarının gerekçelerini anlattı. Köylüler, mahalle statüsünün özellikle altyapı ve kamu hizmetleri konusunda merkezi yönetimin daha fazla müdahalesine yol açacağından çekindiklerini belirtti.
Neden mahalle olmak istemediler?
Köy sakinleri, mahalle statüsüne geçmeleri halinde belediye hizmetlerinden yararlanma hakkı kazanacak olsalar da, bunun karşılığında emlak vergisi gibi ek yükümlülüklerle karşı karşıya kalacaklarını düşünüyor. Ayrıca, mevcut köy tüzel kişiliğinin korunması sayesinde ortak meralar, ormanlık alanlar ve tarım arazileri üzerindeki haklarını kaybetmek istemiyorlar. Muhtar Mehmet Yılmaz, 'Köyümüzde tarım ve hayvancılıkla geçiniyoruz. Mahalle olursak belediyenin kararlarına tabi olacağız. Yollarımız, suyumuz kendi kontrolümüzde kalmaya devam etsin istiyoruz' dedi.
Öte yandan, köyde mahalle olmayı savunan azınlık bir grup ise, daha iyi altyapı ve ulaşım hizmetleri alabileceklerini belirterek karardan duydukları hayal kırıklığını ifade etti.
Benzer örnekler var mı?
Türkiye'de son yıllarda pek çok köy, özellikle büyükşehir belediyesi sınırları içinde kaldığı için mahalle statüsüne geçmek zorunda kaldı. Ancak Yarbaşı gibi kırsal alanda kalan köylerde, halk genellikle kendi kendine yeterliliği ve yerel yönetim bağımsızlığını korumak adına direniş gösteriyor. Benzer durum, geçen yıl Antalya'nın Korkuteli ilçesinde de yaşanmış, köylüler mahalle olmayı reddetmişti.
Sonuç: Yerel tercihlerin önemi
Yarbaşı köyü örneği, kırsal toplulukların idari dönüşümler karşısındaki hassasiyetini gösteriyor. Yeni yükümlülükler endişesiyle mahalle statüsünü reddeden köylüler, kendi kaderlerini tayin etme iradelerini ortaya koydu. Yerel yönetimlerin bu tür geri bildirimleri dikkate alması, kırsal alanlarda kamu hizmetlerinin daha esnek ve katılımcı bir anlayışla sunulmasını gerektiriyor. Karar, yalnızca Yarbaşı için değil, benzer durumdaki diğer köyler için de emsal teşkil edebilir.