Mercedes Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Avrupa Birliği’nin gündeminde olan 'Made in Europe' düzenlemelerinin Türkiye otomotiv sanayiini ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sülün, bu tür kısıtlamaların Türkiye’nin ihracatını daraltabileceğini ve sektörün rekabet gücünü zayıflatabileceğini belirtti.
Düzenlemenin detayları ve olası etkileri
Avrupa Birliği, 'Made in Europe' etiketiyle bölge dışındaki üreticilere karşı korumacı önlemleri artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda, AB dışındaki ülkelerden gelen araçlara ek gümrük vergileri veya kota uygulamaları gündemde. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olmasına rağmen, bu düzenlemenin Türk otomotiv üreticilerini dolaylı olarak etkilemesi bekleniyor. Sülün, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü konumunu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Sektör verileri ve ihracat hacmi
Türkiye otomotiv sektörü, 2023 yılında yaklaşık 35 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu ihracatın büyük bölümü Avrupa ülkelerine yapılıyor. 'Made in Europe' düzenlemesi, Türkiye’nin AB üyesi olmadığı için en çok etkilenecek ülkelerden biri olacağını gösteriyor. Sektör temsilcileri, düzenlemenin hayata geçmesi halinde Türk otomotiv firmalarının maliyetlerinin artacağını ve pazar paylarının düşeceğini öngörüyor.
Yetkililerden çağrı
Sülün, Türk hükümeti ve AB yetkilileri arasında diyaloğun artırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin AB ile ilişkilerini güçlendirmesi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini belirten Sülün, aksi takdirde Türk otomotiv sanayiinin ciddi kayıplar yaşayabileceğini dile getirdi. Ayrıca, yerli üretimin teşviki ve katma değerli üretime geçişin önemine dikkat çekti.
Bağımsız değerlendirme
'Made in Europe' düzenlemesi, küresel ticarette artan korumacılığın bir yansıması olarak görülüyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, bu tür bölgesel bloklaşmalardan olumsuz etkilenebilir. Ancak Türk otomotiv sektörü, inovasyon ve esnek üretim kabiliyetiyle alternatif pazarlara yönelerek riskleri yönetebilir. Önümüzdeki dönemde AB ile müzakerelerin sonucu, sektörün geleceği açısından belirleyici olacak.