Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde, ittifakın 2026 yılı için Ukrayna'ya sağlamayı planladığı askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteğine Macaristan'dan veto geldi. Budapeşte yönetimi, söz konusu yardım paketine katkı sağlamayacağını bildirdi. Zirve sonuç bildirisinde yer alan Ukrayna'ya yönelik taahhütlere tek taraflı itiraz, ittifak içinde tartışmalara yol açtı.
Macaristan'ın çekincesi
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, daha önce de Ukrayna'ya askeri yardım konusunda isteksiz davranmıştı. Budapeşte, Ukrayna'daki Macar azınlığın haklarına ilişkin endişelerini ve savaşın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği yönündeki tutumunu sürdürüyor. Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, zirve öncesi yaptığı açıklamada, “Biz silah göndermek yerine ateşkes ve barış görüşmelerini destekliyoruz. Ukrayna'ya yönelik askeri yardım paketine dahil olmayacağız” ifadelerini kullandı. Bu tutum, NATO'nun ortak karar alma mekanizmasında nadir görülen bir çatlak olarak değerlendiriliyor.
Zirve bildirisi ve diğer ülkelerin tavrı
Zirve sonuç bildirisinde, Ukrayna'ya 2026 yılına kadar sürecek bir destek paketi öngörülüyordu. Paket kapsamında mühimmat, hava savunma sistemleri, eğitim ve lojistik desteğin yanı sıra mayın temizleme ekipmanları da yer alıyordu. Bildiride ayrıca, Ukrayna'nın NATO üyeliğine giden yolun “geri döndürülemez” olduğu vurgulanmıştı. Ancak Macaristan, bu maddeye de çekince koyarak bildirinin tamamını onaylamadı. Diğer müttefik ülkeler, Macaristan'ın tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirirken, ittifakın birliğine zarar vermemek için diplomatik çözüm arayışında olduklarını belirttiler. ABD ve Almanya başta olmak üzere büyük ülkeler, Ukrayna'ya desteğin süreceği mesajını verdi.
Zirveye ev sahipliği yapan Türkiye ise, arabulucu rolünü üstlenerek Macaristan ile diğer müttefikler arasında mutabakat sağlanması için çaba gösterdi. Ancak Budapeşte'nin tutumunun değişmediği kaydedildi.
NATO'nun karar alma sürecinde veto yetkisi
NATO'da tüm kararlar oybirliğiyle alınıyor; her üye ülkenin veto yetkisi bulunuyor. Macaristan'ın bu vetosu, ittifakın Ukrayna'ya yönelik ortak taahhütlerini yerine getirmesini engelliyor. Uzmanlar, bu durumun NATO'nun Doğu Avrupa'daki caydırıcılık politikasını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Macaristan, veto kararını egemenlik hakkı olarak savunuyor ve bağlayıcı olmayan taahhütlerde bulunmayacağını ifade ediyor. Macaristan'ın bu tutumu, 2022'den bu yana Ukrayna'ya yapılan yardımların toplamında en düşük katkıyı sağlayan ülkeler arasında yer almasıyla da uyumlu.
Öte yandan Macaristan, NATO'nun doğu kanadındaki savunma planlarına katkıda bulunmayı sürdüreceğini açıkladı. Budapeşte, Macaristan'ın kendi güvenliği için ittifaka olan bağlılığını koruduğunu ancak Ukrayna'ya askeri yardım konusunun bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve sonrası yaptığı açıklamada, ittifakın Ukrayna'ya desteğinin süreceğini ancak her üyenin kendi ulusal kararlarına saygı duyulması gerektiğini belirtti. “Müttefikler arasında farklı yaklaşımlar olabilir; önemli olan ortak hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam etmektir” dedi.
Bu gelişme, NATO'nun gelecekteki genişleme ve güvenlik politikaları açısından da önemli bir test niteliği taşıyor. Macaristan'ın Ukrayna'ya karşı tutumu, ittifakın üyeleri arasındaki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda ise net bir ilerleme kaydedilemezken, Macaristan'ın vetosu bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir.
Son olarak, Macaristan'ın bu kararı sadece askeri yardım paketiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda NATO'nun siyasi iradesine de bir meydan okuma olarak algılanıyor. İttifakın, bir üyesinin vetosu karşısında nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu. Kimi analistler, Macaristan'ı ikna etmek için ek diplomatik görüşmelerin yapılacağını, ancak Budapeşte'nin barış yanlısı söylemini terk etmeyeceğini öngörüyor.