Macaristan, Viyana Sözleşmesi kapsamında diplomatlar için kabul edilemez faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle 10 Rus diplomattan ülkeyi terk etmelerini istedi. Karar, Budapeşte'nin Moskova ile ilişkilerinde nadir görülen bir gerilim olarak kayda geçti.
Macaristan'dan Rus diplomatlara 'istenmeyen kişi' statüsü
Macaristan hükümeti, 10 Rus diplomatın ülkeden ayrılmasını talep etti. Karar, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'ne atıfla gerekçelendirildi. Resmi açıklamada, söz konusu diplomatların "kabul edilemez faaliyetlerde bulundukları" belirtildi. Bu ifade, uluslararası diplomatik dilde genellikle casusluk veya ev sahibi ülkenin iç işlerine müdahale iddialarını kapsamak için kullanılıyor.
Macaristan Dışişleri Bakanlığı, kararın egemenlik hakları çerçevesinde alındığını ve Viyana Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine dayandığını duyurdu. Bakanlık, diplomatların belirlenen süre içinde ülkeyi terk etmeleri gerektiğini, aksi halde sınırdışı işleminin devreye gireceğini bildirdi. Rus tarafına konu hakkında resmi bilgilendirme yapıldığı ifade edildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Moskova'nın karara karşılık vermesi ve misilleme adımları atması bekleniyor. Diplomatik kaynaklar, Rusya'nın Macar diplomatlardan bir kısmını istenmeyen kişi ilan edebileceğini belirtiyor.
Viyana Sözleşmesi ve diplomatik dokunulmazlık
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi, diplomatlara geniş dokunulmazlık tanıyor. Ancak sözleşmenin 9. maddesi, ev sahibi ülkeye "istenmeyen kişi" ilan etme hakkı veriyor. Bu maddeye göre, bir diplomatın faaliyetleri kabul edilemez bulunursa, ilgili devlet durumu derhal bildirmek ve diplomatı geri çağırmak veya görevine son vermek zorunda. Uygulamada bu tür kararlar genellikle karşılıklılık ilkesiyle yanıtlanıyor.
Macaristan'ın kararı, NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin Rus diplomatlarına yönelik son dönemdeki en sert adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Budapeşte, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Moskova'ya yönelik yaptırımlara mesafeli duruşuyla biliniyordu. Bu nedenle söz konusu karar, Macaristan'ın Rusya politikasında bir değişim sinyali olarak değerlendiriliyor.
Budapeşte-Moskova hattında dengeler
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, uzun süredir Rusya ile enerji ve ekonomik işbirliğini önceleyen bir çizgi izliyor. Ülke, Rus doğalgazına ve petrolüne önemli ölçüde bağımlı. Bu bağımlılık, Budapeşte'nin AB içindeki yaptırım tartışmalarında farklı bir pozisyon almasına yol açıyordu. Ancak son karar, güvenlik kaygılarının ekonomik çıkarların önüne geçtiği bir aşamaya işaret ediyor.
Macaristan'ın kararı, diğer Orta Avrupa ülkelerindeki benzer gelişmelerle aynı döneme denk geliyor. Çekya, Slovakya ve Polonya gibi ülkelerde de Rus diplomatlara yönelik benzer adımlar gündeme gelmişti. Bu ülkelerdeki istihbarat raporları, Rus diplomatik misyonlarının casusluk faaliyetlerinde bulunduğu iddialarını içeriyordu.
Kararın olası yansımaları
Macaristan'ın kararı, ikili ilişkilerde kısa vadede yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Rusya'nın ekonomik bağlantıları kullanarak misilleme yapması ve enerji tedarikinde baskı unsuru oluşturması ihtimal dahilinde. Öte yandan, kararın AB ve NATO içinde Budapeşte'ye yönelik eleştirileri bir miktar hafifletebileceği değerlendiriliyor.
Diplomatik gözlemciler, kararın arkasında istihbarat servislerinin hazırladığı somut delillerin bulunabileceğini belirtiyor. Viyana Sözleşmesi'ne dayalı bu tür adımlar, genellikle aylar süren takip ve soruşturma sonrasında atılıyor. Macaristan'ın kararı, kamuoyuna yansıyan gerekçesiyle sınırlı kalsa da, perde arkasında daha kapsamlı bir güvenlik değerlendirmesi olduğu düşünülüyor.
Sonuç olarak, Macaristan'ın 10 Rus diplomatı sınırdışı etme kararı, Budapeşte'nin Moskova ile dengeli ilişkiler yürütme stratejisinde bir kırılma noktası olarak okunabilir. Kararın ne ölçüde kalıcı bir politika değişikliğine dönüşeceği, önümüzdeki günlerde Rusya'nın vereceği yanıta ve Macaristan'ın enerji bağımlılığını nasıl yöneteceğine bağlı görünüyor.