Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verileri, kamu emekçileri sendikalarından sert tepkiyle karşılaştı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) yaptıkları açıklamalarda, memur maaşlarının eridiğini ve yaşam şartlarının giderek zorlaştığını belirterek, toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 50 zam talebinde bulundu.
Refah payı olmadan enflasyon verileri anlamsız
Sendikaların ortak açıklamasında, "Refah payı verilmediği sürece açıklanan her enflasyon; memurun cebindeki eksikliği değil, sabrındaki tükenişi ölçüyor" ifadelerine yer verildi. KESK Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin yükünü taşıyan kamu emekçilerinin yoksulluğun yükünü taşımaya mahkum edilemeyeceğini vurguladı. Bozgeyik, "Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere karşı, adil bir gelir dağılımı için mücadele edeceğiz" dedi.
TÜİK verileri gerçeği yansıtmıyor
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının gerçek hayattaki fiyat artışlarını yansıtmadığını savundu. Kahveci, "Kira, gıda, ulaşım, sağlık gibi temel harcama kalemlerindeki artışlar resmi enflasyonun çok üzerinde. Bu durumda memurun alım gücü her geçen gün düşüyor" şeklinde konuştu. Sendikanın yaptığı araştırmaya göre, son bir yılda kamu çalışanlarının reel kaybı yüzde 30'a ulaştı.
Yüzde 50 zam talebi
Sendikalar, Temmuz ayında başlayacak toplu sözleşme görüşmelerinde memur maaşlarına yüzde 50 zam yapılmasını talep ediyor. Bozgeyik, "Bu talep matematiğin ve adaletin gereğidir. Enflasyon karşısında eriyen maaşların telafi edilmesi ve refah payı verilmesi şart" dedi. Ayrıca, belediye şirketlerinde çalışan işçiler ve taşeron firmalarda çalışan kamu işçileri de benzer taleplerle açıklamalar yaptı.
Hükümete çağrı
Kamu emekçileri, hükümete seslenerek, yaşanan ekonomik kriz karşısında çalışanların alım gücünü koruyacak adımlar atılmasını istedi. Açıklamalarda, "Memur maaşlarına yapılacak artış, sadece enflasyonu karşılamakla kalmamalı, aynı zamanda refah artışını da sağlamalıdır. Aksi takdirde kamu çalışanları ve aileleri sefalet sınırında yaşamaya devam edecek" ifadeleri kullanıldı.
Sonuç olarak, TÜİK verileri üzerinden başlayan tartışma, kamu emekçilerinin maaş taleplerini gündeme taşıdı. Sendikaların yüzde 50 zam ısrarı, önümüzdeki günlerde başlayacak toplu sözleşme görüşmelerinin en önemli maddesi olacak. Ekonomik koşullar ağırlaşırken, çalışanların alım gücünü koruma çabası, toplumsal barış açısından da kritik bir öneme sahip. Kamu çalışanlarının bu talebinin karşılanıp karşılanmayacağı, hükümetin izleyeceği politikalar kadar, ülke ekonomisinin seyriyle de yakından ilgili.