Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD arabuluculuğunda yürütülen ateşkes girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından İran'a yönelik sert bir çıkış yaptı. Selam, başkent Beyrut'ta yaptığı konuşmada, 'Güneyimizi rahat bırakın, bölgeyi ve halkını müzakerelerde şartlarınızı iyileştirmek için kullanılan bir koz olarak görmekten vazgeçin' dedi. Bu açıklama, Lübnan-İsrail sınırındaki gerilimin tırmandığı ve uluslararası arabuluculuk çabalarının sonuçsuz kaldığı bir dönemde geldi.
İran'ın Lübnan üzerindeki etkisi
Lübnan'da Hizbullah'ın İran tarafından desteklendiği biliniyor. Başbakan Selam'ın bu sözleri, Tahran'ın Lübnan'ın güneyindeki istikrarsızlıktan sorumlu tutulduğuna işaret ediyor. Selam, 'Lübnan halkı, kendi geleceğini belirleme hakkına sahiptir. Dış müdahaleler ancak kaosu ve çatışmayı besler' şeklinde konuştu. ABD öncülüğündeki ateşkes girişimlerinin başarısız olması, uluslararası toplumda İran'ın bölgedeki rolüne yönelik eleştirileri artırdı.
Bölgesel yansımalar
Selam'ın açıklamaları, Lübnan'ın iç siyasetinde önemli bir yankı uyandırdı. Bazı siyasi gruplar başbakanın sözlerini desteklerken, Hizbullah ve müttefikleri tepki gösterdi. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmezken, Tahran yönetiminin Lübnan'daki varlığını meşru savunma çerçevesinde tanımladığı biliniyor. Uzmanlar, bu açıklamanın Lübnan'ın egemenliğini vurgulama çabası olarak okunması gerektiğini belirtiyor.
Bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bu dönemde, Lübnan Başbakanı'nın İran'a yönelik bu kadar doğrudan bir eleştiride bulunması, ülke içinde denge siyasetinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. ABD'nin arabuluculuk çabalarının başarısızlığı, Lübnan'ın kendi ayakları üzerinde durma gerekliliğini bir kez daha ortaya koyarken, Selam'ın sözleri hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma bir mesaj niteliği taşıyor.