Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart 2024 tarihinden itibaren Lübnan'a yönelik başlattığı hava ve kara saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 298'e yükseldiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, saldırılarda yaralananların sayısının ise 12 bin 500'ü aştığı belirtildi. Açıklamada, ölenler arasında çok sayıda sivil ve sağlık çalışanının bulunduğu vurgulandı.
Saldırıların şiddeti artıyor
İsrail ordusu, 2 Mart'ta başlattığı operasyonları giderek yoğunlaştırıyor. Lübnan'ın güneyi, Bekaa Vadisi ve başkent Beyrut'un güney banliyöleri en ağır bombardımana maruz kalan bölgeler arasında yer alıyor. Sağlık Bakanlığı, saldırılarda 70'ten fazla sağlık merkezinin zarar gördüğünü, 12 hastanenin ise hizmet dışı kaldığını aktardı. Ayrıca, 350 bine yakın kişinin yerinden edildiği tahmin ediliyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Lübnan'daki insani krizin derinleştiğini belirterek acil yardım çağrısı yaptı. Özellikle güney bölgelerinde temiz su ve gıda sıkıntısı baş gösterirken, sığınakların kapasitesi zorlanıyor.
Siviller hedef alınıyor
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sivil altyapının kasıtlı olarak hedef alındığına dair raporlar yayımladı. İsrail güçlerinin, ambulanslara ve sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırıları uluslararası hukuk kapsamında savaş suçu olarak değerlendiriliyor. Lübnan Sağlık Bakanı Firas Al-Abyad, “Sağlık çalışanlarımız can pahasına görev yapıyor, hastaneler bombalanıyor” dedi.
İsrail tarafı ise saldırıların, Hizbullah'ın askeri hedeflerine yönelik olduğunu savunuyor. Ancak Beyrut'taki Batılı diplomatik kaynaklar, sivil kayıpların orantısız olduğu konusunda hemfikir.
Bölgesel yansımalar
Çatışmaların tırmanması, İran ve Suriye gibi bölge ülkelerinde endişe yaratıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in “provokasyonlarına” karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Suriye ise sınırındaki gerilimin kendisine sıçramasından kaygılı. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde acil oturum talepleri gündeme geldi.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, uluslararası topluma yardım çağrısında bulunarak, “Bu katliam durdurulmazsa Lübnan tamamen yok olacak” ifadelerini kullandı. Ekonomisi zaten kırılgan olan ülke, artan insani yük altında daha da kırılgan hale geliyor.
Gelecek belirsiz
Uzmanlar, İsrail'in Lübnan harekâtının uzun vadede bölgesel istikrarı tehdit edeceğini belirtiyor. Çatışmaların Gazze'deki savaşla bağlantılı olduğu düşünülürse, iki cepheli bir savaş ihtimali giderek güçleniyor. Sivil kayıpların bu kadar yüksek olduğu bir ortamda, kalıcı bir ateşkes sağlanması zor görünüyor. Lübnan halkı, daha önce 2006 savaşında yaşadığı yıkımın benzerini yaşarken, uluslararası toplumun bir an önce harekete geçmesi bekleniyor.