İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 32 artarak 3 bin 558'e yükseldi. Son dört haftada sivil kayıpların da arttığı saldırılarda, özellikle güney Lübnan ve Bekaa Vadisi'nde yoğun bombardıman devam ediyor. Ateşkesin sağlanmasına karşın taraflar arasındaki gerilim tırmanırken, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar sivillerin korunması çağrısında bulunuyor.
Ateşkes İhlalleri ve Sivil Kayıplar
İsrail, Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek sınır ötesi operasyonlarına devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, saldırılarda en az 12'si çocuk, 8'i kadın olmak üzere 32 kişi daha hayatını kaybetti. Yüzlerce kişi yaralanırken, 100 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bölgede hastaneler kapasite sınırına ulaşırken, temel ihtiyaç malzemelerinde ciddi kıtlık yaşanıyor.
Ekonomik ve İnsani Boyut
Lübnan, dört yıllık ekonomik krizin ardından bu saldırılarla yeni bir yıkımla karşı karşıya. Tarım arazilerinin tahrip olması, gıda fiyatlarını artırırken, turizm sektörü de durma noktasına geldi. Dünya Bankası, çatışmaların Lübnan ekonomisine maliyetinin 2 milyar doları aştığını tahmin ediyor. Uluslararası toplum, acil insani yardım çağrılarına yanıt vermekte yetersiz kalıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Çabalar
BM Güvenlik Konseyi, ateşkes ihlallerini görüşmek üzere acil toplantı kararı aldı. ABD, Fransa ve Suudi Arabistan, tarafları itidal çağrısında bulunurken, İran destekli Hizbullah, İsrail'e karşı misilleme tehdidini yineliyor. Türkiye, Lübnan'a insani yardım sevkiyatı başlatırken, Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez" olduğu vurgulandı.
Öte yandan, İsrail'in kuzey sınırındaki yerleşimlerde de roket saldırıları nedeniyle halk sığınaklara akın ediyor. Bölgede tansiyonun bir an önce düşürülmesi için uluslararası gözlemci gücünün konuşlandırılması gündemde.
Sonuç olarak, Lübnan'daki kriz, sadece bölgesel değil, küresel bir güvenlik sorunu haline dönüşüyor. Ateşkesin sürdürülmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için diplomatik çabaların artırılması hayati önem taşıyor. Bu trajedide 3 bin 558 can, rakamların ötesinde her birinin ardında bir hikaye, bir aile, bir kayıp barındırıyor. Uluslararası toplum, bu vahşeti durdurmak için harekete geçmezse, sayıların daha da artacağı açık.