ABD ile İran arasında imzalanan tarihi ateşkes anlaşmasının ardından İsviçre'de yapılması planlanan kritik teknik görüşmeler, İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesi nedeniyle ertelendi. Tahran yönetimi, Lübnan'daki saldırılar durana kadar heyet göndermeyeceğini açıkladı. Bu gelişme, zaten kırılgan olan barış sürecini yeni bir belirsizliğe sürüklerken, bölgede tansiyon yükseliyor.
Görüşmeler neden ertelendi?
İsrail ordusu son 48 saatte Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Saldırılarda 15 kişi hayatını kaybederken, 40'tan fazla kişi yaralandı. İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, ateşkes anlaşmasının ruhuna aykırı olduğu gerekçesiyle saldırıları kınadı ve teknik görüşmelerde ilerleme kaydedilebilmesi için öncelikle Lübnan'da ateşkes sağlanması gerektiğini vurguladı. ABD ise İsrail'in meşru müdafaa hakkı olduğunu savunurken, İran'ın görüşmeleri ertelemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.
ABD-İran ateşkes anlaşması neyi kapsıyor?
Geçen hafta Umman'da imzalanan tarihi anlaşma, nükleer program denetimleri ve yaptırımların kademeli kaldırılmasını öngörüyor. Teknik görüşmelerin ise bu yükümlülüklerin detaylandırılması ve uygulama takviminin belirlenmesi için yapılması planlanmıştı. İsviçre, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kesik olduğu dönemde ev sahipliği yapacaktı. Anlaşma, uluslararası toplumda Orta Doğu'da istikrar için bir dönüm noktası olarak değerlendirilmişti. Ancak İsrail-Lübnan çatışması, anlaşmanın uygulanabilirliğini gölgeledi.
Bölgesel etkiler ve tarafların tutumu
İran'ın en önemli bölgesel müttefiki olan Hizbullah'a yönelik saldırılar, Tahran'ın barış sürecinden çekilme riskini artırıyor. Uzmanlara göre İran, Lübnan'daki saldırıları durdurmak için diplomatik baskı oluşturmaya çalışırken, bir yandan da ABD ile gerilimi tırmandırmamaya özen gösteriyor. ABD ise İsrail'e verdiği desteğin sorgulanmaması için anlaşmayı bir araç olarak kullanmaya çalışıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, her iki tarafa da itidal çağrısında bulunurken, teknik görüşmelerin bir an önce başlamasını istiyor.
Bağımsız değerlendirme
Lübnan'daki çatışma, ABD-İran anlaşmasının bölgesel dinamiklerden bağımsız yürütülemeyeceğini gösteriyor. Tahran'ın Hizbullah'a destek vermesi ve İsrail'in güvenlik gerekçeleri, barış sürecini kırılgan kılıyor. Önümüzdeki günlerde tarafların uzlaşıya varıp varamayacağı, yalnızca ikili ilişkileri değil, tüm Orta Doğu'nun istikrarını belirleyecek. Eğer ABD, İsrail'e baskı yaparak saldırıları durdurursa, anlaşma yeniden rayına oturabilir. Aksi halde bu tarihi fırsat, bölgesel çatışmalara kurban gidebilir.