Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih süreci başladı. Ancak yaklaşık 994 bin öğrencinin katıldığı sınavda kontenjanların yetersiz kalması ve özellikle yabancı liselerde yıllık ücretlerin 2 milyon TL'ye yaklaşması, yüz binlerce öğrenciyi seçeneksiz bıraktı. Eğitim uzmanı Alaattin Dinçer, mevcut durumun eğitim sistemindeki yapısal sorunları gözler önüne serdiğini belirtti.
Kontenjan yetersizliği ve ücret engeli
LGS'ye katılan öğrencilerden yalnızca yüzde 10'u nitelikli okullara yerleşebiliyor. Genel lise kontenjanlarının sınırlı olması ve özel okul ücretlerinin astronomik rakamlara ulaşması, aileleri zor durumda bırakıyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde özel okul ücretleri geçen yıla göre yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi. Yabancı liselerde yıllık ücret 2 milyon TL'ye dayanırken, ortalama özel okul ücretleri 150-300 bin TL arasında değişiyor. Devlet okullarında ise kontenjan doluluk oranı yüzde 95'i aştı.
Uzmanlardan uyarılar
Eğitim uzmanı Alaattin Dinçer, yaptığı açıklamada, "LGS sonuçları, eğitimde fırsat eşitsizliğinin en somut göstergesidir. Her yıl yüz binlerce öğrenci istediği liseye giremediği için mesleki eğitime veya açık öğretime yönlendiriliyor" dedi. Dinçer, kontenjan planlamasının yetersiz olduğunu ve özel okul teşviklerinin ailelere yeterli gelmediğini vurguladı. Ayrıca, yabancı liselerdeki yüksek ücretlerin eğitimde ayrıştırmayı derinleştirdiğini ifade etti.
Özel okul teşviklerine rağmen çözüm sağlanamadı
Hükümetin özel okul teşvikleri kapsamında sağladığı destekler, artan ücretler karşısında yetersiz kalıyor. 2024 yılı için belirlenen teşvik tutarı 35 bin TL olarak açıklanmıştı, ancak bu rakam ortalama özel okul ücretinin çok altında. Aileler, çocuklarının eğitimi için bütçelerinin büyük bir kısmını ayırmak zorunda kalıyor. Öte yandan, mesleki ve teknik liselere yönlendirilen öğrenciler, kontenjan sorunu nedeniyle istedikleri alanlara geçemiyor.
Eğitimcilerden sistem eleştirisi
Eğitim-Sen gibi sendikalar, LGS'nin tamamen kaldırılmasını ve herkes için eşit eğitim hakkının sağlanmasını talep ediyor. Eğitim uzmanları, sınav odaklı sistemin çocuklar üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu ve yaratıcılığı körelttiğini belirtiyor. MEB'in yaptığı düzenlemeler ise krizin çözümünde yetersiz kalıyor.
LGS süreci ve sonuçları, Türkiye'de eğitim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor. Kontenjan yetersizliği ve ücret engeli, her yıl olduğu gibi bu yıl da yüz binlerce öğrencinin hayallerini ertelemek zorunda kalmasına neden oldu. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için kapsamlı bir reform kaçınılmaz görünüyor.