Latin Amerika'da 2000'li yılların başında Hugo Chávez, Evo Morales ve Lula da Silva gibi liderlerle yükselen sol dalga, 'pembe dalga' olarak anılıyordu. Ancak 2020'li yılların ikinci yarısına girerken bölgede siyasi rüzgar tersine dönüyor. Kolombiya'da sağcı aday Abelardo De La Espriella'nın ilk sonuçlara göre seçimi kazanması, bu dönüşümün en son örneği. Ekonomik kriz, enflasyon, organize suç ve güvensizlik gibi sorunlar seçmenleri sağ partilere yöneltiyor. Uzmanlar, pembe dalganın kalıcı olmadığını, bölgenin ideolojik döngülerden geçtiğini belirtiyor.
Sağın yükselişi: Güvenlik ve ekonomi vaatleri
Kolombiya'da De La Espriella, kampanyasında sert güvenlik politikaları, suçla mücadele ve ekonomik reform vaatleriyle öne çıktı. Ülkede 2023'te %9,5'e ulaşan enflasyon, işsizlik ve uyuşturucu kartelleriyle mücadele, seçmenin öncelikleri arasındaydı. Benzer bir tablo Ekvador, Peru ve Brezilya'da da gözleniyor. Ekvador'da Guillermo Lasso, Peru'da Dina Boluarte sağ popülist veya muhafazakar politikalarla yönetime geldi. Brezilya'da ise Jair Bolsonaro'nun 2022'de Lula'ya yenilmesine rağmen sağ taban güçlü kalmaya devam ediyor. Bölgedeki seçimlerde güvenlik ve ekonomi gündemi, sol partilerin sosyal adalet vaatlerini geride bıraktı. Özellikle genç seçmenler, işsizlik ve düşük büyüme nedeniyle sağ partilere yöneliyor.
Pembe dalganın inişi: İdeolojik döngüler mi?
Latin Amerika'da 1990'lardaki neoliberal dalgadan sonra 2000'lerde sol rüzgar esmişti. Emtia fiyatlarındaki yükseliş ve Çin'in talebi sol hükümetlere büyüme ve sosyal harcama imkanı sağlamıştı. Ancak 2014 sonrası emtia fiyatlarındaki düşüş, ekonomik krizleri tetikledi. Venezuela'daki çöküş, Arjantin'deki yüksek enflasyon ve Brezilya'daki yolsuzluk skandalları sol partilere olan güveni sarstı. Son yıllarda ise küresel enflasyon, pandemi sonrası toparlanma sancıları ve Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, sağ partilerin 'hukuk ve düzen', 'ekonomik istikrar' söylemlerini güçlendirdi. Uzmanlar, pembe dalganın tamamen kaybolmadığını, ancak döngüsel olarak bir denge arayışı yaşandığını ifade ediyor. Şili'de Gabriel Boric'in sol koalisyonu iktidarda olsa da anketlerde desteği düşüyor; Meksika'da ise López Obrador sol popülist çizgisini sürdürüyor. Bölgede 2023-2025 seçim takvimi, sağın daha da güçlenebileceğine işaret ediyor.