Kredi ve Yurtlar Kurumu'na (KYK) bağlı yurtlarda yaşanan ölümler artarak devam ediyor. Son olarak İstanbul'da bir KYK yurdunda kalan üniversite öğrencisi Tuğçenaz Demirelöz (20) hayatını kaybetti. Bu, son iki hafta içinde yurtlarda meydana gelen beşinci ölüm oldu. Demirelöz'ün ölümü, ailesi ve arkadaşlarını yasa boğarken, yurtlardaki güvenlik ve sağlık koşulları yeniden sorgulanmaya başlandı.
Yaşananlar ve resmi açıklamalar
Tuğçenaz Demirelöz, İstanbul'da bir KYK yurdunda kalan ikinci sınıf üniversite öğrencisiydi. 15 Ekim sabahı arkadaşları tarafından odasında hareketsiz halde bulundu. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, ilk bulgulara göre ölümün doğal sebeplerden kaynaklanabileceği belirtildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sürecin titizlikle takip edildiği ve aileye başsağlığı dilendiği ifade edildi. Ancak bu açıklama, ardı ardına gelen ölümler karşısında kamuoyunu tatmin etmedi.
Diğer ölümler ve benzerlikler
Demirelöz'ün ölümü, Ankara, İzmir ve Bursa'daki KYK yurtlarında son iki haftada yaşanan dört ölümün ardından geldi. 7 Ekim'de Ankara'da bir yurtta kalan öğrenci Eren Öztürk, 10 Ekim'de İzmir'de Elif Yılmaz, 12 Ekim'de Bursa'da Ali Demir ve 14 Ekim'de yine Ankara'da bir başka öğrenci hayatını kaybetmişti. Ölüm nedenleri arasında kalp krizi, solunum yetmezliği ve intihar yer alıyor. Uzmanlar, bu ölümlerin arkasında yurtların fiziki koşulları, aşırı kalabalık, stres ve yetersiz sağlık hizmetleri olabileceğini belirtiyor. Özellikle son dönemde artan öğrenci yoğunluğu ve pandemi sonrası psikolojik sorunlar, yurtlardaki riskleri artırmış durumda.
Yurt güvenliği ve alınması gereken önlemler
KYK yurtlarında yaşanan bu trajik olaylar, yurt güvenliği ve sağlık hizmetlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi. Öğrenci dernekleri ve aileler, yurtlarda 24 saat sağlık personeli bulundurulmasını, psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılmasını ve bina güvenliğinin güçlendirilmesini talep ediyor. Ayrıca, yurtlardaki ölümlerin bağımsız bir komisyon tarafından araştırılması çağrıları yapılıyor. Muhalefet partileri, konuyu Meclis gündemine taşıyarak bakanın istifasını istedi. Hükümet kanadı ise gerekli önlemlerin alındığını ve yurtların denetlendiğini savunuyor.
Toplumsal tepki ve hukuki süreç
Tuğçenaz Demirelöz'ün ölümü, sosyal medyada geniş yankı buldu. #KYKYurtlarıÖldürüyor etiketi kısa sürede trend topic oldu. Öğrenciler ve aileler, yurt önlerinde basın açıklamaları yaparak adalet talep etti. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, savcılık otopsi raporunu bekliyor. Aile avukatı, ihmal ihtimalinin araştırılması ve yurt yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Bu dava, yurtlardaki ölümlerin soruşturulması açısından emsal teşkil edebilir.
Sonuç ve değerlendirme
KYK yurtlarında iki haftada beş ölüm, sadece birer kaza veya doğal ölüm olarak açıklanamayacak kadar sıradışı bir durum. Bu ölümler, sistemik bir soruna işaret ediyor. Öğrencilerin barınma, sağlık ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmadığı bir ortamda, bu tür trajedilerin tekrarlanması kaçınılmaz. Hükümetin, yurt altyapısını iyileştirmek ve denetim mekanizmalarını güçlendirmek için acil adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, her ölüm haberinin ardından yapılan başsağlığı mesajları, anlamını yitirecek ve toplumsal öfke daha da büyüyecektir.