Kütahya'nın Yunus Emre Mahallesi'nde yalnız yaşayan 72 yaşındaki emekli Prof. Dr. Şerife D.'nin evinden yayılan kötü kokular, mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine harekete geçilmesine neden oldu. Yapılan incelemelerde, profesörün yalnızca yaşadığı evin değil, aynı mahallede bulunan ikinci bir evinin de adeta çöp deposuna dönüştüğü ortaya çıktı. Belediye ekipleri, her iki evde de tonlarca atık ve hurda malzeme topladı. Olay, sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, sağlık ve güvenlik açısından risk oluşturan durum, uzun süren çalışmalarla giderilmeye çalışıldı.
Belediye Ekiplerinin Zorlu Temizlik Çalışması
Kütahya Belediyesi'ne bağlı temizlik ekipleri, ihbar üzerine ilk olarak Yunus Emre Mahallesi'ndeki evde inceleme başlattı. Kapıdan yayılan ağır koku nedeniyle içeri giren ekipler, evin neredeyse tamamının çöp, eski eşya, plastik atık ve hurda malzemelerle dolu olduğunu tespit etti. Ekipler, ev sahibinin de onayı alınarak temizlik çalışması başlattı. Ancak işin boyutu, profesörün aynı mahallede bulunan ikinci evinin de aynı durumda olduğunun anlaşılmasıyla daha da arttı.
Belediye ekipleri, iki evden toplamda yaklaşık 10 kamyon dolusu atık ve çöp çıkardı. Temizlik çalışmalarında iş makineleri ve özel kıyafetli ekipler görev aldı. Çalışmalar sırasında evlerin iç ve dış cephelerinde sağlığa zararlı bakteri ve mantar oluşumları tespit edildi. Uzmanlar, bu tür ortamların solunum yolu hastalıklarına ve alerjik reaksiyonlara yol açabileceği konusunda uyardı.
Çöp Ev Sendromu ve Psikolojik Boyutu
Psikiyatri literatüründe "çöp ev sendromu" veya "istifleme bozukluğu" olarak bilinen bu durum, kişinin eşyalarını ve atıkları biriktirme dürtüsünü kontrol edememesiyle ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu sendromun genellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerde, depresyon veya kaygı bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklarla birlikte görüldüğünü belirtiyor. Profesör Şerife D.'nin durumu da bu sendromun tipik bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Mahalle sakinleri, uzun süredir Şerife D.'den rahatsız olduklarını, ancak yaşlı kadına yardım etmek için ne yapacaklarını bilemediklerini ifade etti. Bir komşu, "Kendisi çok kültürlü bir insandı, ancak son yıllarda evine kimseyi almamaya başladı. Kokudan ötürü çevredeki evler bile boşaldı. Belediyenin müdahalesiyle rahatladık" dedi.
Belediye yetkilileri, temizlik sonrası Şerife D.'nin sağlık durumunun kontrol edildiğini ve psikolojik destek alması için yönlendirildiğini açıkladı. Ayrıca, evin yeniden bu hale gelmemesi için düzenli kontroller yapılacağı belirtildi.
Toplumsal Farkındalık Çağrısı
Bu tür olaylar, istifleme bozukluğunun yalnızca kişisel bir sorun olmadığını, aynı zamanda çevre ve toplum sağlığını da tehdit ettiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu sendromun tedavi edilmediği takdirde yangın riski, haşere istilası ve yapısal hasarlar gibi ciddi sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Yerel yönetimlerin, bu tür durumları tespit etmek için mahalle bazlı tarama programları yürütmesi ve vatandaşların anonim ihbar hatlarına yönlendirilmesi öneriliyor.
Kütahya'daki bu vaka, yalnızca bir temizlik operasyonu olmanın ötesinde, toplumsal dayanışmanın ve psikolojik sağlık hizmetlerine erişimin önemini bir kez daha ortaya koydu. Şerife D.'nin yaşadığı durum, benzer sorunlarla karşılaşan aileler için bir uyarı niteliği taşıyor. Umarız bu süreç, hem Profesör D.'nin iyileşmesine hem de toplumun bu konudaki farkındalığının artmasına vesile olur.