ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in Arnavutluk’un Sazan Adası ve Zvernec bölgesinde hayata geçirmek istediği 1,5 milyar dolarlık lüks eko-tesis projesi ülkeyi karıştırdı. Başkent Tiran’da binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen protestolarla yükselen kriz, sosyal medyada patlak veren tartışmalarla birlikte büyüyor. Proje, muhalefet ve sivil toplum örgütleri tarafından çevreye zarar vereceği ve yolsuzluk riski taşıdığı gerekçesiyle eleştirilirken, bazı çevreler projenin Jeffrey Epstein’ın adasından ilham aldığı yönünde spekülasyonlar yapıyor.
Projenin detayları ve tepkiler
Kushner’in şirketi Affinity Partners tarafından geliştirilen proje, Sazan Adası’nda lüks otel, marina, golf sahası ve konut alanları ile Zvernec bölgesinde eko-turizm tesislerini kapsıyor. Ancak çevreciler, adanın eşsiz ekosisteminin tahrip olacağını ve inşaatın doğal yaşamı tehdit edeceğini belirtiyor. Arnavutluk Muhalefet Partisi lideri Lulzim Basha, projenin hükümetle Kushner arasında şeffaf olmayan bir anlaşmayla yürütüldüğünü iddia ederek, “Arnavutluk’un doğal güzelliklerini birkaç zengin yabancının keyfine kurban ediyorlar” dedi. Sosyal medyada ise projenin, Epstein’ın Karayipler’deki adasına benzer bir “seçkinler sığınağı” yaratacağı yönünde endişeler dile getiriliyor.
Protestolar ve yasal süreç
Tiran’daki protestolara üniversite öğrencileri, çevre aktivistleri ve muhalefet destekçileri katıldı. Polis, gösterilerde bir miktar gerginlik yaşandığını ancak olayların kontrol altına alındığını açıkladı. Arnavutluk Çevre Bakanlığı ise projenin çevresel etki değerlendirmesinin devam ettiğini ve herhangi bir onay verilmediğini duyurdu. Kushner’in şirketinden yapılan açıklamada, projenin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olduğu ve yerel istihdam yaratacağı vurgulandı. Ancak muhalefet, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını belirtti.
Uzmanlar, Kushner’in Ortadoğu ve Balkanlar’daki yatırımlarının siyasi bağlantıları nedeniyle sık sık tartışma konusu olduğunu hatırlatıyor. Projenin, Trump yönetimi döneminde Kushner’in elde ettiği nüfuzla bağlantılı olduğu yönünde spekülasyonlar da mevcut. Arnavutluk hükümeti ise projenin ülkenin turizm potansiyelini artıracağını ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını savunuyor. Ancak sokaktaki vatandaş, “Adalarımızı satılığa çıkarmak istemiyoruz” sloganlarıyla tepkisini gösteriyor. Bu kriz, küçük bir Akdeniz ülkesi olan Arnavutluk’un uluslararası yatırım ile yerel çıkarlar arasındaki hassas dengesini bir kez daha gündeme getirdi.