Türkiye’nin dünya lideri olduğu kuru incirde yeni sezon öncesi üreticinin endişesi büyüyor. Kuraklık, yüksek işçilik maliyetleri ve ihracattaki yapısal sorunlar üreticiyi darboğaza sürüklüyor. Ege Bölgesi’nde, özellikle Aydın’ın Germencik, İncirliova ve Koçarlı ilçelerinde üreticiler, bu yılki rekoltenin düşük olacağını ve maliyetlerin karşılanamayacağını dile getiriyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle kuraklığın kalıcı hale geldiğini, su kaynaklarının azaldığını ve bu durumun incir üretimini tehdit ettiğini vurguluyor. Ayrıca, hasat döneminde işçi bulmakta zorlanan üreticiler, artan işçilik ücretleri nedeniyle kâr marjlarının eridiğini ifade ediyor. İhracat tarafında ise ABD ve Avrupa Birliği’ne yapılan satışlarda yaşanan gümrük vergisi artışları ve lojistik sorunlar, üreticilerin uluslararası pazardaki rekabet gücünü zayıflatıyor. Bu gelişmeler, sektörün geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırırken, çözüm için devlet desteği ve sektörel planlama çağrıları yapılıyor.
Kuraklık rekolteyi vuruyor
Son yıllarda yağışların mevsim normallerinin altında kalması, yer altı su seviyelerinin düşmesine ve barajlardaki doluluk oranlarının azalmasına yol açtı. İncir ağaçları, özellikle yaz aylarında suya ihtiyaç duyduğu için kuraklık doğrudan meyve tutumunu ve kalitesini etkiliyor. Aydın Ziraat Odası Başkanı Mustafa Özkaya, “Bu yıl yağışlar yetersiz kaldı. Ağaçlar su stresi yaşıyor. Meyveler küçük kaldı ve erken dökülme başladı. Rekoltede en az yüzde 30 düşüş bekliyoruz” dedi. Özkaya, kuraklığın yalnızca bu yılın sorunu olmadığını, son beş yılda artarak devam ettiğini belirtti. Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için acil eylem planı oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bazı üreticiler ise modern sulama sistemlerine geçiş yaparak çözüm arıyor. Ancak bu sistemlerin kurulum maliyeti yüksek olduğu için küçük ölçekli işletmeler bu yatırımı yapamıyor.
Maliyet ve işgücü sorunu
Hasat dönemi, Eylül ayının başında başlıyor ve yaklaşık bir ay sürüyor. Bu süreçte incirlerin toplanması, yıkanması ve güneşte kurutulması için yoğun işgücüne ihtiyaç duyuluyor. Ancak bölgede mevsimlik tarım işçisi bulmak giderek zorlaşıyor. Özellikle genç nüfusun şehirlere göç etmesi, tarım sektöründeki işgücü açığını derinleştiriyor. İşçilik ücretleri geçen yıla göre yüzde 50 arttı. Bir günlük işçi ücreti 500 TL’ye ulaştı. Üretici, bu maliyetleri karşılamak için fiyatlarını artırmak zorunda kalıyor. Ancak ihracat pazarlarında fiyat artışı rekabet gücünü düşürüyor. Ayrıca, kimyasal gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışlar da maliyetleri yükseltiyor. Üretici, desteklemelerin yetersiz olduğunu ve girdi maliyetlerinin karşılanamadığını belirtiyor.
İhracat pazarlarındaki zorluklar
Türkiye, dünya kuru incir üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını karşılıyor. Yıllık ihracat geliri 200 milyon dolar civarında. Başlıca pazarlar ABD, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere. Ancak son dönemde ABD’nin uyguladığı ek gümrük tarifeleri ve Avrupa Birliği’nin yeni gıda güvenliği düzenlemeleri ihracatçıları zorluyor. Ayrıca, küresel konteyner krizi ve navlun ücretlerindeki artış, lojistik maliyetlerini yükseltiyor. Bu durum, ürünlerin zamanında teslim edilmesini engelliyor ve pazar kayıplarına neden oluyor. İhracatçılar, devletin bu konuda acil önlemler almasını ve yeni pazar arayışlarını desteklemesini istiyor. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMEB) Başkanı Birol Celep, “İhracatımızı artırmak için katma değerli ürünlere yönelmemiz gerekiyor. Kuru incir yerine incir ezmesi, incir çekirdeği gibi işlenmiş ürünler ihraç etmeliyiz” dedi.
Gelecek için çözüm önerileri
Uzmanlar, sektörün sürdürülebilirliği için kapsamlı bir yol haritası oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Kuraklıkla mücadele için su depolama ve damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, üreticilere düşük faizli krediler verilmesi öneriliyor. Ayrıca, tarım sigortasının yaygınlaştırılması ve kuraklık sigortasının devreye alınması üreticiyi güvence altına alabilir. Öte yandan, ihracatta yaşanan tarife ve lojistik sorunlarına karşı ticaret anlaşmalarının gözden geçirilmesi ve yeni pazarlara açılma çalışmaları yapılmalı. Sektör temsilcileri, üreticinin örgütlenme düzeyinin artırılması ve kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguluyor. Bu sayede üretici, fiyat belirleme konusunda daha fazla söz sahibi olabilir.
Değerlendirme
Kuru incir, Türkiye’nin önemli bir tarım ürünü ve ihracat kalemi olmaya devam ediyor. Ancak iklim değişikliği, artan maliyetler ve küresel ticaret dinamikleri sektörü yeniden yapılanmaya zorluyor. Üreticilerin bu zorluklarla başa çıkabilmesi için devletin ve özel sektörün işbirliği yapması şart. Kısa vadeli önlemlerin yanı sıra, uzun vadeli politikalar geliştirilmezse Türkiye’nin bu alandaki lider konumu tehlikeye girebilir. Sürdürülebilir üretim için teknolojik yatırımlar ve eğitim programları hayata geçirilmeli. Üreticilerin bilinçlendirilmesi ve iklim dostu tarım uygulamalarının teşvik edilmesi, gelecek nesiller için de büyük önem taşıyor.