Zonguldak’ta bir kamu hastanesinde görevli Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ferhat T., kürtaj olmak isteyen kadınlardan yüksek miktarlarda para talep ettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatıldı. İddiaya göre doktor, yasal süre içinde kürtaj yaptırmak isteyenlerden 10 bin ila 80 bin lira, yasal süre dışındaki kürtaj işlemleri için ise 100 bin liraya varan miktarlarda rüşvet istedi. Olay, emniyet ve sağlık müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla ortaya çıkarıldı.
Rüşvet operasyonu nasıl ortaya çıktı?
Zonguldak Emniyet Müdürlüğü’ne gelen bir ihbar üzerine harekete geçen ekipler, Dr. Ferhat T.’nin hasta kabul ettiği özel muayenehanesinde ve hastanede rüşvet talebinde bulunduğunu tespit etti. İhbarı değerlendiren polis, doktorun yasal süre olan 10 hafta içinde kürtaj yaptırmak isteyen kadınlardan 10-80 bin lira, bu sürenin dışında kalan işlemler için ise 100 bin liraya kadar para istediğini belirledi. Kadınların çoğunun zor durumda olmasından faydalanan doktorun, parayı almadığı takdirde işlemi yapmayacağı yönünde tehditler savurduğu da iddialar arasında.
Operasyon kapsamında doktorun banka hesapları incelenirken, hasta kayıtları ve randevu defterlerine el konuldu. Sağlık Müdürlüğü tarafından da idari soruşturma başlatıldı. Dr. Ferhat T.’nin ifadesinin alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, ancak meslekten men cezası alabileceği belirtiliyor.
Yasal süre ve istismar riski
Türkiye’de kürtaj, 1983 tarihli Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’a göre 10 haftaya kadar serbest. Yasal süre dışında kürtaj ise ancak annenin hayatını tehdit eden durumlar gibi istisnai hallerde mümkün. Uzmanlar, bu tür rüşvet skandallarının hem kadın sağlığını hem de tıp etiğini derinden sarstığına dikkat çekiyor. Kadın doğum uzmanları, kürtajın yasal olduğu durumlarda dahi bazı hekimlerin dini veya kişisel gerekçelerle bu hizmeti vermekten kaçındığını, bunun da hasta mağduriyetine yol açtığını vurguluyor. Dr. Ferhat T. olayı, zaten kısıtlı olan kürtaj hizmetine erişimin, etik olmayan uygulamalarla daha da zorlaştığına işaret ediyor.
Soruşturma devam ederken, Türk Tabipleri Birliği ve kadın örgütleri, benzer vakaların önüne geçilmesi için hastanelerde denetimlerin artırılması ve hastaların şikâyet mekanizmalarına erişiminin kolaylaştırılması çağrısı yaptı. Yetkililer, rüşvet iddialarının ciddiyetini koruduğunu ve adli sürecin titizlikle yürütüldüğünü açıkladı.
Yaşanan skandal, sağlık sisteminde etik ve yasal boşlukların kamu vicdanında yarattığı rahatsızlığı bir kez daha gündeme taşıyor. Vatandaşların en savunmasız anında istismar edilmesi, sadece hukuki değil aynı zamanda toplumsal bir yara. Bu tür olayların tekrarlanmaması için caydırıcı cezaların yanı sıra hasta hakları bilincinin yaygınlaştırılması da büyük önem taşıyor.