Mehmet Beyazıt Denizolgun, 20 Ocak 2026’da ağabeyi Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümünün araştırılması için savcılığa verdiği dilekçede, cemaatin şu anki lideri Alihan Kuriş’in “gizli planlarını” ifşa etti. Dilekçeye göre Kuriş, Arif Ahmet Denizolgun’un vefatından önce cemaat liderliğini devralmak için hesaplar yapmaya başlamıştı. Bu iddialar, cemaat içindeki iktidar mücadelesini ve şüpheli ölümün ardındaki olası nedenleri gündeme taşıyor.
Dilekçedeki Çarpıcı İddialar
Mehmet Beyazıt Denizolgun’un avukatı aracılığıyla savcılığa sunduğu dilekçede, Alihan Kuriş’in Arif Ahmet Denizolgun’un sağlık durumu hakkında önceden bilgi sahibi olduğu ve bu süreçte cemaat içinde taraftar topladığı öne sürülüyor. Dilekçede, “Kuriş, ağabeyimin vefatından aylar önce cemaatin yönetimini ele geçirmek için bir plan hazırladı. Bu plan kapsamında, cemaatin önde gelen üyeleriyle gizli toplantılar yaptı ve kendisine bağlılık yemini ettirdi” ifadelerine yer verildi.
İddialara göre Kuriş, Arif Ahmet Denizolgun’un tedavi sürecini yakından takip ediyor, hatta hastane ziyaretlerinde bile cemaat üyeleriyle görüşerek liderlik için zemin hazırlıyordu. Mehmet Beyazıt Denizolgun, bu durumun ağabeyinin ölümünden sonra ortaya çıkan yönetim değişikliğinin bir tesadüf olmadığını gösterdiğini savunuyor.
Cemaat İçindeki Güç Mücadelesi
Arif Ahmet Denizolgun’un 2025 yılında ani bir şekilde hayatını kaybetmesi, cemaat içinde şok etkisi yaratmış, kısa süre içinde Alihan Kuriş’in liderliğe getirilmesi ise bazı çevrelerde tepkiyle karşılanmıştı. Mehmet Beyazıt Denizolgun, kardeşinin ölümünün doğal olmadığını düşündüğünü belirterek, otopsi raporlarının incelenmesini ve Kuriş’in telefon kayıtlarının araştırılmasını talep etti.
Cemaat içindeki kaynaklara göre, Arif Ahmet Denizolgun döneminde Kuriş’in yetkileri sınırlıydı. Ancak Kuriş, özellikle son bir yıl içinde cemaatin mali işlerini kontrol etmeye başlamış, bu da onun liderlik için adaylığını güçlendirmişti. Mehmet Beyazıt Denizolgun’un dilekçesi, bu sürecin ağabeyinin vefatından önce başladığını kanıtlar nitelikteki mesajlaşmalara dayandırılıyor.
Savcılık Soruşturması Sürüyor
Savcılık, dilekçe üzerine geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yeni bir otopsi yapılması ve dijital verilerin incelenmesi kararlaştırıldı. Alihan Kuriş ise şu ana kadar konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Avukatının, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini ve bu iddiaların iftira olduğunu söylediği öğrenildi.
Bu gelişme, cemaat üyeleri arasında da tartışma yarattı. Bazı üyeler, Kuriş’in meşru bir şekilde seçildiğini savunurken, diğerleri Mehmet Beyazıt Denizolgun’un iddialarının araştırılmasını talep ediyor. Cemaatin geleceği, bu soruşturmanın sonucuna göre şekillenecek gibi görünüyor.
Bağımsız Değerlendirme
Bu tür iddialar, dini cemaatlerdeki liderlik devirlerinin ne kadar karmaşık ve çekişmeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Toplumun güvenini kazanmış bir kurumun iç işleyişindeki bu tür tartışmalar, şeffaflık ihtiyacını ortaya koyuyor. Soruşturmanın bağımsız ve titizlikle yürütülmesi, hem adaletin tecellisi hem de kamuoyunun aydınlanması açısından büyük önem taşıyor. Cemaatlerin demokratik ve hukuki normlara uygun şekilde yönetilmesi, bu tür suçlamaların önüne geçilmesinde kritik rol oynayacaktır.