Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında üçüncü dalga operasyon başlatıldı. Bugün sabah saatlerinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, ayrıca örgütle bağlantılı olduğu belirlenen 11 şirket ve 3 derneğe kayyım atanmasına karar verildiği açıklandı. Soruşturma kapsamında şimdiye kadar toplamda 150'ye yakın kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Operasyonun Detayları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Kuriş suç örgütüne yönelik üçüncü dalga operasyonu kapsamında, örgütün finansal yapılanmasına yönelik kritik bir adım atıldı. 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılırken, bu kişilerin örgütün kara para aklama ve vergi kaçırma faaliyetlerinde aktif rol oynadığı belirlendi. Operasyonlarda, şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, doküman ve döviz ile TL cinsinden nakit para ele geçirildi.
Öte yandan, 11 şirketin ve 3 derneğin faaliyetleri, örgütün finansal kaynaklarını kurutmak amacıyla tedbiren durduruldu. Kayyım atanan kurumların, örgüt lideri Alihan Kuriş ve yakın çevresi tarafından yönetildiği, elde edilen gelirlerin örgütün silah temini ve adam kaçırma gibi yasadışı eylemlerinde kullanıldığı iddia edildi.
Soruşturmanın Arka Planı
Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik ilk operasyon geçtiğimiz yılın sonlarında gerçekleştirilmişti. O operasyonda örgüt elebaşı Kuriş'in de aralarında bulunduğu 45 kişi gözaltına alınmış, çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilmişti. İkinci dalga ise bu yılın Şubat ayında yapılmış ve örgütün iş birlikçileri olduğu öne sürülen bazı kamu görevlileri ile iş insanları gözaltına alınmıştı. Soruşturma savcılığı, örgütün “çıkar amaçlı silahlı suç örgütü” kurmak, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “uyuşturucu ticareti” ve “fuhuş” gibi birçok suçtan işlem gördüğünü açıkladı.
Üçüncü dalga operasyon, soruşturmanın kapsamının genişlediğini gösteriyor. Hukukçular, kayyım atanmasının örgütün ekonomik gücünü hedef aldığını ve bu tür tedbirlerin suç örgütlerinin finansmanını kesmek için etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor.
Bu gelişme, organize suçlarla mücadelede devletin kararlılığını ortaya koyarken, örgütün tümüyle çökertilmesi için savcılığın uzun süredir yürüttüğü titiz çalışmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.