İngiltere, adalet sisteminde çığır açacak bir adım atarak yapay zekâ destekli hakim uygulamasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026 yapımı 'Mercy' filminde işlenen yapay zekâ hâkimi kurgusu, gerçeğe dönüşüyor. Yeni sistem, özellikle alt mahkemelerde dosyaların hızlı ve tarafsız bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Yapay zekâ, şu ana kadar yalnızca duruşma öncesi evrakların analizinde ve karar destek aracı olarak kullanılıyordu. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte yapay zekâ, bazı düşük riskli davalarda doğrudan karar verme yetkisine sahip olacak.
Yapay zekâ hâkim nasıl çalışacak?
Yapay zekâ destekli hâkim sistemi, büyük veri ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla geçmiş mahkeme kararlarını analiz ederek emsal kararlar üzerinden hüküm verecek. Sistem, özellikle trafik cezaları, küçük çaplı anlaşmazlıklar ve kira uyuşmazlıkları gibi basit davalarda kullanılacak. İnsan hâkimler ise karmaşık ceza davaları, aile hukuku ve insan hakları ihlalleri gibi hassas konularda görev yapmaya devam edecek. Yapay zekâ hâkimin verdiği kararlar, otomatik olarak temyiz edilebilecek ve insan hâkimler tarafından denetlenecek.
Adalet Bakanlığı'ndan resmi açıklama
İngiltere Adalet Bakanlığı, yapay zekânın yargı süreçlerine entegrasyonuyla ilgili bir yol haritası yayımladı. Bakanlık yetkilileri, yapay zekâ kullanımının yargı yükünü hafifleteceğini ve adalete erişimi hızlandıracağını belirtiyor. Ayrıca sistemin şeffaflık ilkesiyle çalıştığı, kararların gerekçeli olarak yayımlanacağı ve her kararın denetime açık olduğu vurgulanıyor. Pilot uygulamanın Londra ve Manchester'daki bazı adliyelerde başlatılması planlanıyor.
Tepkiler ve tartışmalar
Uygulama, hukukçular ve insan hakları örgütleri arasında tartışma yarattı. Birleşik Krallık Barosu, yapay zekânın önyargı ve ayrımcılık riski taşıdığını, algoritmaların şeffaf olmadığını savunuyor. Öte yandan teknoloji şirketleri, yapay zekânın insan hatasını azaltarak daha adil kararlar verebileceğini iddia ediyor. İngiltere'nin bu adımı, dünya genelinde yapay zekâ ve hukuk alanındaki tartışmaları alevlendirecek gibi görünüyor. Uzmanlar, bu tür sistemlerin yaygınlaşmasının önümüzdeki on yıl içinde tüm gelişmiş ülkelerde gündeme geleceğini tahmin ediyor.